Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15592 E. 2010/6993 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15592
KARAR NO : 2010/6993
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalının,davadışı Süleyman Karakuşun davalı bankadan aldığı kredi kartına kefil olduğunu,kart sahibinin kart borcunu ödemediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,duruşmaya katılmadığı gibi cevapta vermemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmmiştir.
1-5464 Sayılı Banka Kartları Ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44. Maddesinde:“ Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.
Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.”
hükmü getirilmiş; böylece kredi kartı çıkaran bankaların açacağı davaların genel mahkemelerde çözümleneceği benimsenmiştir. Davalı kefil olup kefalet müessesesinin feri nitelikte bir kurum olup, asıl ilişkinin tabi olduğu hükümlere göre sonuca gidilmesi gerektiği, asıl ilişkide kredi kullanan aleyhine açılacak dava genel mahkemede görüleceğinden kefil aleyhindeki davalara da genel mahkemelerde bakılması gerekir. Nitekim HGK 7.4.2010 tarih, 2010/19-164 Esas, 2010/208Karar sayılı kararıda bu yöndedir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup resen dikkate alınır. Öyle olunca davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakan yerel mahkemece, 5464 Sayılı Yasa’nın 44/2 ve HUMK’nun 7.maddesi uyarınca genel mahkeme sıfatıyla davaya bakması gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2009/15592-2010/6993
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.