Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6929 E. 2012/4335 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6929
KARAR NO : 2012/4335
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisi … adına diğer davacı işverenler tarafından 04/01/1993-30/04/2002 tarihleri arasında hizmet süresi karşılığı olarak Kurum veznesine yersiz yatırılan prim tutarlarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacılardan sigortalı …’un mirasçıları ile diğer davacı işverenlerin sigortalı adına 04.01.1993-30.04.2002 tarihleri arasında hizmet süresi karşılığı olarak Kurum veznesine yersiz yatırılan toplam 18.905,48 TL prim tutarının 4’er aylık dönem sonlarından itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile toplam 6.251,71 TL’nin yasal faizi ile birlikte payları oranında davacılara verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 84.maddesine göre, yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, alındıkları tarihlerden on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verilir.
İşverenlere geri verilecek primler için Kurumca kanuni faiz de ödenir. Bu faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takibeden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.
Primleri geri verilenlere, primleri iptal edilen çalışmaları dolayısiyle, Kurumca iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından yapılmakta olan yardım ve ödemeler durdurulur. Hastalık, Analık, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarından yapılmakta olan yardımlar ile verilmekte olan ödenek ve aylıklar ise, ilgililer bu sebeple gerekli yardım, tahsis ve ödeme şartlarını yitirmiş olurlarsa durdurulur. Şu kadar ki, daha önce sağlanan yardımlara ait giderler ilgililerden geri alınmaz.
5510 sayılı Yasa’nın 89.maddesine göre ise, sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.
Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için *1* % 2 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir.
Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.
Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar 96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır.
Somut olayda, sigortalının 23.08.1983-21.09.2004 tarihleri arasında toplam 4.060 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi, 18.08.1992-22.08.2002 tarihleri arasında 10 yıl 4 gün 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmetinin bulunduğu, sigortalının mirasçılarına 01.10.2004 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa m.66/c uyarınca ölüm aylığı bağlandığı, … ile çakışan SSK hizmetlerinin ölüm aylığı bağlanırken dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ıslah öncesi bilirkişiden rapor alınmış ise de Kurumun sigortalının çalıştığı davacı işyerlerinin yatırdığı prime esas kazanç miktarlarının sigortalı ve işveren paylarını bildiren yazısından sonra iadeye konu sigortalı ve işveren prim paylarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti açısandan denetime elverişli rapor alınmaması ve 506 sayılı Yasa’nın 84.maddesine aykırı olarak sigortalı için de faize karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi kurulundan, iadeye konu sigortalı ve işveren prim paylarının miktarı, Kurumca bildirilen miktarların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti açısından sözkonusu yasal düzenlemeler gözetilerek denetime elverişli bilirkişi raporu almak, 506 sayılı Yasa’nın 84.maddesi uyarınca siortalılara geri verilecek primler için faiz ödenemeyeceğini gözetmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yukarıda açıklanan doğrultuda inceleme yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ; Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.