Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13509 E. 2012/14365 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13509
KARAR NO : 2012/14365
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R AR
Dava, davacının Tarım … sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya verilen iki haftalık kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 120. maddesinde davacı tarafından her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiş olup, bu avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır. Gider avansı kural olarak dava açılırken yatırılmakta ise de bu avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde tamamlanması da mümkündür.
Gider avansının tamamlanmasına yönelik ara kararın HMK’nın 120.maddesine, Hukuk Muhakameleri Kanunu Yönetmeliği’nin 45.maddesine ve 30.09.2011 tarih ve 28070 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesine uygun kabul edilebilmesi için hangi yargılama işlemi için ne miktarda gider avansı yatırılması gerektiği kararda açıkça belirtilmelidir.
Buna göre davacı;
a) Taraf sayısının beş katı tutarında tebligat gideri,
b) Dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmış ve tanık sayısı belirlenmiş ise tanık sayısınca tanık asgari ücreti ve tebligat gideri; tanık sayısı belirtilmemiş ise en az üç tanık asgari ücreti ve tebligat gideri,
c) Dava dilekçesinde keşif deliline dayanılmış ise keşif harcı avansı ile birlikte 75 TL. ulaşım gideri,
ç) Dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılmış ise Bilirkişi Ücret Tarifesinde davanın açıldığı mahkeme için öngörülen bilirkişi ücreti,
d) Diğer iş ve işlemler için 50 TL toplamını avans olarak öder, hükmü yer almaktadır.
Aynı Yasa’nın 114. Maddesinde gider avansı dava şartı olarak kabul edilmektedir. Gider avansının yatırılmasına yönelik ara kararda “gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği” ihtar edilmiş ve gider avansı da kesin süreye rağmen yatırılmamışsa HMK’nın 115.maddesine göre davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan, “Delil İkamesi İçin Avans” başlıklı HMK’nın 324.maddesine göre “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.”
Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Delil avansının yatırılmaması halinde, bu delile dayanan taraf bu delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır ve mahkemece dosya kapsamındaki delillere göre kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilir.
Delil avansına yönelik ara kararın HMK’nın 324.maddesine ve Hukuk Muhakameleri Kanunu Yönetmeliği’nin 45.maddesine uygun kabul edilebilmesi için hangi delilin toplanması için ne miktarda delil avansı yatırılması gerektiği ara kararda açıkça belirtilmeli ve verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmaması halinde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı ihtar edilmelidir.
Somut olayda, davanın 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden önce 23.06.2011 tarihinde açıldığı ve mahkemece “gider avansı” adı altında 50,00 TL’yi yatırması için davacıya “2 haftalık kesin süre” verildiği, davacının gider avansını süresinde yatırdığı, 07.02.2012 tarihinde ise “gider avansı” adı altında 54,00 TL’yi yatırması için davacıya “2 haftalık kesin süre” verildiği ancak davacının gider avansını yatırmadığı anlaşılmaktadır.
Gider avansı kural olarak dava açılırken yatırılmakta ise de bu avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde tamamlanması da mümkündür. Ne var ki mahkemece kurulan 07.02.2012 tarihli ara kararda gider avansının yukarıda anılan Yönetmelik ve Tarife hükümlerine göre hangi nedenle istendiği açıkça belirtilmediği gibi yargılamanın geldiği aşama itibariyle bir kısım delillerin toplanmış olması karşısında bu aşamadan sonra mahkemece hangi delillerin toplanmasına ihtiyaç görüldüğü ara karara yazılmalı ve davacıdan da “delil avansı” istenmesi, yatırılmadığı takdirde de davacının bu delile dayanmak hakkından vazgeçmiş sayılacağı yolunda karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın usulüne uygun olmayan ikinci gider avansı ara kararının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre, davalı Kurumun delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğini yerine getirmediği anlaşılmakla davalı Kurum yararına yarı oranında avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tam avukatlık ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.