YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8533
KARAR NO : 2012/4339
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 04/08/1983-2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının 29.12.1995-31.12.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı olduğu süreler dışında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HUMK.’nun 417.maddesi hükmüne göre yargılama giderleri haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Aynı Yasanın 423.maddesinin 6.fıkrasına göre ise avukatlık ücreti yargılama giderlerindendir. Davada haklı çıkan tarafın peşin olarak ödediği diğer yargılama giderleri gibi,avukatlık ücretinin de haksız çıkan taraftan alınarak,haklı çıkan tarafa verilmesine hükmolunur. HUMK’nun 419.maddesine göre de davada haksız çıkan tarafta birden fazla kişi varsa,mahkeme yargılama harç ve giderlerini davadaki ilgilerine göre bu dava arkadaşları arasında paylaştırır ve dava arkadaşlarının müteselsilen sorumlu olduklarına da karar verebilir. Hal böyle olunca davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 7. ve 8.bentlerinde yer alan “mütesaviyen” sözcüğünün silinerek yerine “müteselsilen” sözcüğünün yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine 22/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.