YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7563
KARAR NO : 2012/4367
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 07/08/2008 tarihinden itibaren emekli aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 11.03.1983 tarihinden itibaren Esnaf … sigortalısı olduğunun, davalı Kuruma prim borcu bulunmadığının ve 07.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile, davacının … ve SSK sigortalılık süresinin tespitine, askerlik borçlanmasının geçerli olduğuna, 07.08.2008 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını gerçekleştirdiğinden prim ödemesi gerekmediğine ve 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
1479 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, yaş ve sigortalılık süresi yönünden gereken şartları yerine getirmiş olması şarttır.
Somut olayda, davacının 11.02.1983 tarihinden itibaren 506 saylı Yasa’ya tabi sigortalılığı ile çakışmayan dönemde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun kabulü ile, askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde ise de, tahsis talep tarihi olan 07.08.2008 tarihi itibariyle 300,28 TL prim ve 5510 sayılı Yasa uyarınca 2.836,00 TL yapılandırma borcu olduğu gözetilmeden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacıya Kuruma olan prim ve yapılandırma borcunu ödemesi için önel vermek, sonucuna göre ödeme tarihlerini de nazara alıp, yaşlılık aylığı talebi ile ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.