Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25344 E. 2013/14728 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25344
KARAR NO : 2013/14728
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait iş yerinde 31.01.2003-06.09.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş yerinde uygulanan çalışma şartlarının çok ağır olması nedeni ile işverenden çalışma şartlarının düzeltilmesini istediğini ve talebi yerine getirilmezse Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunacağını bildirdiğini, bunun üzerine iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkiline ait iş yerinde 18.08.2009 tarihinden sonra belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmaya başladığını, bu tarihten önceki çalışmaların mevsimlik işçi statüsünde ve belirli süreli iş sözleşmelerine dayalı gerçekleştiğini, davacının 06.09.2011 tarihinde ise istifa ederek işten ayrıldığını, müvekkiline ait iş yerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait iş yerinde 19.10.2006-06.09.2011 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayanmadığı ve davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin, işverene bağlı gerçekleşen çalışma süresi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içerisinde mevcut iş sözleşmeleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, davacının 11.08.2009 tarihinden önce iş yerinde mevsimlik işçi olarak ve kesintili çalıştığı görülmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde çalışmanın kesintili olduğunu ve belirtilen tarihten önce mevsimlik olarak gerçekleştiğini açıkça kabul etmektedir. Bu durumda, çalışmanın kesintisiz olarak 19.10.2006-06.09.2011 tarihleri arasında gerçekleştiği ve toplam hizmet süresinin 4 yıl, 10 ay 17 gün olduğuna ilişkin mahkeme kabulü hatalıdır. Davacının hizmet süresi Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınarak belirlenmelidir.
3- Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık konusu ise işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai ve hafta tatili çalışma iddiasının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı işçinin 19.10.2006-27.04.2009 tarihleri arasında kesintili gerçekleşen çalışma döneminde mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı ve üretim işçisi olarak görev yaptığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı 11.08.2009 -06.09.2011 tarihleri arasında gerçekleşen çalışma döneminde ise daimi işçi kadrosunda ve aşçı olarak çalışmıştır. İş yerinde farklı statülerde ve değişik görevlerde çalışan işçinin, çalışma saatlerinin yaptığı görevlere göre değişiklik arz edip etmediği araştırılmamış ve bu hususta taraf tanıklarının beyanı alınmamıştır. Davacının üretim işçisi ve aşçı olarak çalıştığı farklı dönemlerde, haftalık çalışma düzeninin aynı olduğuna ilişkin mahkeme kabulü de isabetsizdir. Belirtilen bu hususta taraf tanıklarının ayrıntılı beyanları alınmalı, bu husustaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek davacının dönemler itibari ile ayrı ayrı gerçekleştirdiği fazla çalışma süresi belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4- 4857 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanamaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi İş Kanununun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz.
Somut uyuşmazlıkta bu hususta dikkate alınmamış ve davacının mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı dönemlerde de yıllık izin ücretine hak kazandığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Karar bu yönü ile de hatalı olup, bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.