Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15649 E. 2010/6126 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15649
KARAR NO : 2010/6126
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendigereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 2003 yılında evlenmiş olduğu davalı eşine karşı Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/344 E. sayılı dosyası üzerinden boşanma davası açtığını, aynı davada davalının da cevap dilekçesine ekli listede belirtilen ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde ise bedellerinin tazminini talep ettiğini, oysa ki davalının ailesine karşı görevlerini yerini getirmediğini, bu itibarla evlilik nedeniyle davacıya hibe edilen ziynet eşyaları yönünden bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, söz konusu ziynet eşyalarının, bağıştan rücu nedeniyle kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davada aile mahkemesinin görevli olduğunu, bağıştan rücu koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın gerek görev, gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu talebin, aile hukuku ile ilgili olması nedeniyle davada görevli mahkemenin de Söke Aile Mahkemesi olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
4787 sayılı “Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa”’nın değişik 4. maddesine göre Aile Mahkemelerinin görevleri üç bent halinde olmak üzere;
1. bentte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı (vesayet ) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı “Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun”a göre aile hukukundan doğan dava ve işler,
2. bentte, 2675 sayılı “Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun”a göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,
3. bentte ise, kanunlarla verilen diğer görevler olarak açıklanmıştır.
Eldeki dava ise, evlilik nedeniyle davalıya bağışlanan ziynet eşyalarının, bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği iddiası ile davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanununun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden değildir. Somut olayda, Borçlar Kanununun 244. maddesinde düzenlenen bağıştan rücu koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusundaki uyuşmazlık, Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümleneceğine göre, davada görevli mahkeme de Aile Mahkemesi değil, genel mahkemelerdir. O halde mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 4.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.