YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4605
KARAR NO : 2012/21949
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR :1-Sosyal Güvenlik Kurumu Vek. Av.
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/06/1999-27/01/2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı kooperatif inşaat işyerinde 1.6.1999-27.1.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalı dönemde inşaat sezonunda 15 gün üzerinden toplam 308 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin 1.6.1994 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği,davacının SGK’da bildiriminin davalı işyeri tarafından 20.1.2001 tarihinde yapıldığı, davacının daha önceden Hasan İnce adı ile yapılan tescillerin kendisine ait olduğuna dair mahkeme kararı aldığı kararının dosya arasına alınmış olduğu, dinlenilen davacı tanıklarını davacı ile birlikte davalıya ait kooperatif inşaatında çalıştıklarını beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporunda davacının inşaat sezonunda ayda 15 gün üzerinden çalışmış olacağı kabulü ile rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu
hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dinlenen tanıklarının sadece birinin bordro tanığı olduğu, çalışma olgusunu hiçbir kuşkuya ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ispata yetecek kadar bordro tanığı dinlenmediği, dinlenilen tanıkların davacı ile 1999-2003 yazı arasında birlikte aralıksız ve kesintisiz çalıştıklarını bildirerek çalışmayı doğruladıkları ancak, dosyada … ilinde inşaat sezonunun hangi tarih aralıklarında olduğuna dair bir yazının olmamasına rağmen bilirkişinin raporunu düzenlerken davacının sıvacı ustası olarak ayda 15 gün çalışacağı kabul ile hizmet süresi tespiti cihetine gittiği, mahkemece raporun hükme esas alındığı, oysaki davalı tarafça yılın yaz ve kış ayalarına denk gelen bildirimlerinde 30 tam gün üzerinden bildirimler yapıldığı,bu nedenle bilirkişi raporu ile dosyadaki diğer belgeler ve beyanlar arasında çelişki oluştuğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olup olmadığının denetlenemediği,bu açıdan mahkemece sıvacı ustasının aylık çalışma süresinin tespiti amacıyla, inşaat işyerinin kapasitesi, kaç daireli olduğu, inşaatın ne zaman başladığı, davalı dönem itibariyle hangi aşamada olduğu, sıva işini davacının yalnız mı yaptığı yoksa bir ekiple birlikte mi hareket ettikleri, ekibin kaç kişiden oluştuğu, çalışmanın ayda 30 gün mü yoksa 15 gün mü yapıldığı konusunda yeterli araştırma yapılmaksızın ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, davalı işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarında çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek başkaca bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak,sıvacı ustasının aylık çalışma süresinin tespiti amacıyla, inşaat işyerinin kapasitesi, kaç daireli olduğu, inşaatın ne zaman başladığı, davalı dönem itibariyle hangi aşamada olduğu, sıva işini yalnız davacının mı yaptığı yoksa bir ekiple birlikte mi hareket ettikleri, ekibin kaç kişiden oluştuğu, çalışmanın ayda 30 gün mü yoksa 15 gün mü yapıldığı konusunda yöntemince tanık beyanlarını almak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurmak, inşaat sezonunun olup olmadığı, varsa tarih aralığı ilgili yerlerden sorularak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.