YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12618
KARAR NO : 2010/3615
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile vekalet sözleşmesi imzaladığını, davalıya hukuki yardımda bulunduğunu, davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan azlin haklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, avukat olduğunu, davalı ile vekalet sözleşmesi imzaladığını, davalıya hukuki yardımda bulunduğunu, davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretinin tahsili için başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek haksız yapılan itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmış, Davalı, azlin haklı olduğunu savunmuş, Mahkemece, davacı avukatın dava dışı arkadaşı …’nun bankadan kredi kullanmasını teminen bu arkadaşına kefil olmasını sağladığı, devreye mafya sokmak suretiyle hukuk dışı yollara tevessül ettiği, bu nedenle vekalet ücreti dışında davalıdan 50.000 YTL daha istediği, bu eylemlerinin davalının güvenini sarstığı ve azlin haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından davalının, dava dışı …’na kefaletinin kendi rızasıyla gerçekleştiği anlaşıldığı gibi, davacının Avukatlık Kanununa aykırı davrandığına ilişkin olarak dinlenen tanık …’nün de davalının vekili olduğu ve aralarında menfaat ilişkisi bulunduğu, yine anılan tanığın beyanı kapsamında anlaşıldığından beyanına itibar edilemez. Hal böyle olunca yapılan azlin haksız olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözönüne alınarak taraf delilleri değerlendirilerek sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlenle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.