Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/10674 E. 2013/11466 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10674
KARAR NO : 2013/11466
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.1991-07.01.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, günde en az 16 saat şoförlük yaptığını,hafta tatillerinde ve milli bayramlarda çalıştığını, aylık net 1.500,00 TL aldığını, bunun asgari ücret tutarının banka hesabına kalan kısmının elden ödendiğini, hiç yıllık izin kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, yıllık izin alacağı, hafta tatili alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının amiri tarafından verilen talimata uymadığını, talimatı veren amirine küfür ettiğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının 2002 yılından işten çıkartıldığı 07.02.2010 tarihine kadar şirkette asgari ücretle çalıştığını, günlük çalışma süresinin 8 saat olduğunu, fazla mesai yaptığında kendisine ödendiğini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın sona erdirildiğini, tanık beyanları ile sabit olan ve ödendiği davalı tarafça ispatlanmayan hafta tatili ve genel tatil ücretlerine ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı kanunun 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili
gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı hafta tatillerinde çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf ise davacının hafta tatillerinde çalışmadığını belirtmiştir. Davacı tanıklarının davacının hafta tatillerinde çalıştığını beyan etmelerine karşılık, davalı tanıklarından biri hafta tatillerinde çalışma olmadığını belirtmiş, diğer davalı tanığı işin durumuna göre ayda 1 yada 2 sefer hafta tatilinde çalışmasının olduğunu açıklamıştır. Hal böyle olunca her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ayda 4 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilmiş ise de işin niteliği ve davalı tanıklarının da beyanı dikkate alındığında ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağı hesaplanmalı ve aynı oranda indirim yapılarak anılan alacak hakkında hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.