Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/5322 E. 2013/6240 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5322
KARAR NO : 2013/6240
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava, kadastral parsellerin ihyasına ilişkin olup, mahkemece imar parselleri hakkında imarla oluşan sicil kayıtlarının iptaline karar verilmeksizin eski hale ihya kararı verilmiş olması doğru olmadığı gibi, kadastral parsel kapsamında kaldığı anlaşılan ve krokide (A) harfi ile gösterilen “park”ın ihya edilen alandan terkin edilmesinin de isabetsiz olduğuna” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazların bulunduğu yer yargılama aşamasında davalı … Belediyesinden ayrılarak yeni kurulan davalı … Belediyesi sınırları içinde kalmakla davalı … Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; fen bilirkişisinin 22.12.2009 havale tarihli raporunda ve ekli krokide belirtildiği üzere; Adana İli, Çukurova İlçesi, … Köyü 1065 parsel nolu taşınmaz (ihdas) ile park niteliğindeki parselinin imar düzenlemeleri ile oluşan sicil kayıtlarının iptali ile davacı Hazine adına tescili ile ihyasına, fen bilirkişisi …’ın 22.12.2009 havale (18/12/2009 rapor) tarihli raporunda ve ekli krokide gösterildiği gibi … Köyü 611 m2 yüzölçümündeki 1065 numaralı ihdas parselinin (B) harfli 349,11 m2’lik kısmın) imar düzenlemeleri ile oluşan sicil kayıtlarının iptali ile eski hale ihyasına, ihdas parselin Hazine adına tesciline, rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 261,89 m2’lik park niteliğindeki kısmın da davacı Hazine adına ihya ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekili, davalılar … ve … vekili ile dahili davalı … Belediyesi vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptalinden kaynaklanan kadastral parselin ihyasına ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamından sonra kurulan hüküm, kısa ve gerekçeli karar arasında çelişkili olduğu gibi, infaza da elverişsizdir. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. maddesiyle “hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” 297. maddesiyle “hükmün kapsamı” 298. maddesiyle “hükmün yazılması” başlıkları altında öngörülen yasal düzenlemelerde; zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, tefhim tarihinden başlayarak bir ay içerisinde yazılması gereken gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça vurgulanmıştır. Öte yandan; hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak kapsamda olması gerektiği de 1086 sayılı Yasa’nın 388. maddesinde olduğu gibi 6100 sayılı Yasa’nın 297. maddesinde de yer almaktadır. Oysa mahkemece, anılan yasal düzenlemelere aykırı olarak kısa kararda sadece “1) Dava konusu taşınmazların bulunduğu yer yargılama aşamasında davalı … belediyesinden ayrılarak yeni kurulan davalı … Belediyesi sınırları içinde kalmakla davalı … Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2) Fen bilirkişisi 22.12.2009 havale tarihli raporunda ve ekli krokide belirtildiği üzere; a)-Adana İli, Çukurova İlçesi, … Köyü 1065 parsel nolu taşınmaz (ihdas) ile park niteliğindeki parselinin imar düzenlemeleri ile oluşan sicil kayıtlarının iptali ile davacı Hazine adına tescili ile ihyasına,” şeklinde hüküm kurulmuşken, kısa kararda yer almadığı halde “Fen bilirkişisi …’ın 22.12.2009 havale (18/12/2009 rapor) tarihli raporunda ve ekli krokide gösterildiği gibi … Köyü 611 m2 yüzölçümündeki 1065 numaralı ihdas parselinin (B harfli 349,11 m2’lik kısmın) imar düzenlemeleri ile oluşan sicil kayıtlarının iptali ile eski hale ihyasına, ihdas parselin Hazine adına tesciline, rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 261,89 m2’lik park niteliğindeki kısmın da davacı Hazine adına ihya ve tesciline” şeklinde karar verilmek suretiyle kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru olmadığı gibi, park ve ihdas parselinin imar düzenlemeleri ile oluşan sicil kayıtları belirtilmeksizin müphem ve infaza elverişli olmayan bir biçimde karar verilmesi de isabetsizdir. Kaldı ki, ihdas parselin gittisi olan imar parselleri hakkında açılmış bir dava bulunmadığı da gözetilmemiştir. Öyleyse, mahkemece yapılacak iş, 4986 ada 2 sayılı imar parselinin 1065 sayılı kadastral (kök) parselin sınırları içerisinde kalan 349.11m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile bu alanının ve yine 1065 sınırları içerisinde oluşturulan 261.89 m2’lik park alanının, eski hale getirilerek kadastral parselin ihyası ile Hazine adına tesciline karar vermekten ibarettir. Diğer taraftan, idari sınır değişikliği nedeniyle hak ve borçları dahili davalı belediyeye geçtiğinden davada taraf sıfatı kalmayan davalı … Belediyesi lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olduğu gibi; davalılar … ve … bakımından her ne kadar dava açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru ise de, dava kabul edildiğine göre lehlerine de ücreti vekalet takdir edilmemesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulması da yerinde olmamıştır. Davacı Hazine vekili ile davalı Adana Büyükşehir Belediyesi vekili, davalılar … ve … vekili ile dahili davalı … Belediyesi vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, davalılar tarafından yatırılan temyiz karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.