YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4386
KARAR NO : 2010/5590
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkeme kararı davalı vekiline 29.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ise de tebligatın davalı avukatının ev adresine çıkartıldığı, Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi ve Tebligat Tüzüğü’nün 23. maddesi uyarınca avukata çıkartılan tebliğin meslek ve sanatını icra ettiği adrese yapılması gerektiğinden ve evinde icra ettiği iddia ve ispat edilmediğinden, bu şekildeki tebliğ usulsüz olmakla davalı vekilinin kararı öğrendiğini bildirdiği 23.03.2010 tarihine göre de temyiz isteminin de süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.
Davalının temyiz itirazlarına gelince,
Dava araç tamir bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, borcunu ödediğini belirterek davanı reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davalıya ait araçların bakım ve onarımının davacı tarafından yapıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ödeme miktarındadır. Davalı dosyaya sunulan 14.11.2008 tarihli fotokopi belgeyle … isimli davacı şirket elemanına toplam 6.150,00 TL ödediğini iddia etmşitir. Davacı ise, … ‘ın yetkili temsilcileri olmadığını, şirket ortağı iken Aralık 2008 tarihinde şirketten ayrıldıktan sonra böyle bir belgeyi sonradan düzenlediğini iddia etmiş, tanık olarak dinlenen … , belge altındaki imzanın kendine ait olduğunu ve tahsilatın şirket hesabına yapıldığını imzalı beyanı ile duruşmada açıklamıştır. Mahkemece BK’nın 32 ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmadan hükme varılmıştır. Oysa yapılması gereken iş, BK’nun 32-39. maddeleri uyarınca … ‘ın şirketi temsil edip etmediği, yaptığı muamelelerin şirketçe
benimsenip icazetinin bulunup bulunmadığı hususlarının davacı defter ve kayıtları bilirkişiden ek rapor alınarak incelettirilmeli, şirketin onayı bulunduğu anlaşıldığında ödemelerin bilirkişinin saptadığı alacaktan mahsubu ile sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. … ‘ın temsile yetkili olmadığı durumunda ise, davalının yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, karar, bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.