YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5374
KARAR NO : 2009/3769
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, eser sözleşmelerine dayalı menfi tespit, fazla ödenenin istirdadı, zarar ve cezai şartın tahsili istemleri ile açılmıştır. Davalılar, sözleşmelerin ifa ile sonuçlanamamış olmasından kusurlu bulunmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davalarında sözleşmedeki cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemenin asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne dair kararı davacı ve karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Fuar Standı yapımına ilişkin taraflar arasında imzalanan 09.09.2005 tarihli sözleşmenin 4.8 maddesinde, bu iş karşılığı 8.000 Euro + KDV ödeneceği, 4.7 maddesinde stand kurulumları karşılığının 5.000 Euro olduğu belirtilmiştir. Gerek dosyaya giren yazışmalardan, gerekse davalı vekilinin 08.02.2007 tarihli celsedeki beyanından, fuar standının kurulamadığı proje aşamasında kaldığı tarafların kabulündedir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda ise, işin tamamı yapılmış gibi tüm bedelin ödenmesi gerektiğinden bahisle
hesap yapılmıştır. Oysa yapılması gereken iş, 5.000 Euro stand yapım bedelinin davalı ve karşı davacı yüklenicinin hakedişi dışında bırakılarak sadece proje bedeli esas alınmak ve diğer iş bedeline katılmak suretiyle fazla ödemenin belirlenmesi ve bu tutarın hüküm altına alınmasından ibarettir.
Öte yandan taraflar arasındaki sözleşmelerde yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın, diğer tarafa sözleşme tutarı kadar cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmış, mahkemece sözleşme bedellerinin toplamı üzerinden hesaplanan cezai şartın davalı iş sahibinden tahsiline karar verilmiştir. Hükmedilen bu cezai şart, Borçlar Kanunu’nun 158/I. maddesinde düzenlenen seçimlik ceza niteliğindedir. İş sahibi davacı akdi fesihte haksız olduğundan bu cezayı ödemekle yükümlüdür. Nevar ki, kararlaştırılan cezai şart miktarı, iş bedelinin tamamına ilişkin bulunmakla, ahlâk ve adaba aykırı kabul edilmektedir. Gerek Dairemizin uygulaması, gerekse Hukuk Genel Kurul kararları bu yöndedir (HGK. 20.03.1974 Tarih ve E.1053, K.222).
O halde mahkemece yapılması gereken iş, cezai şartın tenkisi veya tümüyle kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunun değerlendirilerek sonucuna uygun hüküm kurulmasından ibarettir. Bu husus gözardı edilerek istemin aynen kabulü doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davacı ve karşı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davacı ve karşı davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı ve karşı davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı … Ltd. Şti. Türkiye Şubesi’ne geri verilmesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.