YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3909
KARAR NO : 2009/3773
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tic.Mah.Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kesin hesabın mahkemece yaptırılarak alacağının ödenmesi istemi ile açılmış, davalı yapılan kesin hesaba göre davacının borçlu çıktığını, usulüne uygun itirazın da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesiyle davacının kesin hesaptan alacağı bulunduğu ancak kesinleşen ilâmla alacaklı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. maddesince Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekidir. Sözleşmede ayrıca fiyat farkı ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar mahkemece kesin hükmün varlığından bahisle bilirkişi raporlarının aksine alacağın bulunmadığına karar verilmiş ise de, davacının Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davasında fiyat farkı istenilmiş, sözleşmede götürü bedel kararlaştırıldığından ayrıca fiyat farkı istenilemeyeceği gerekçesi ile red kararı verilmiş, karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Eldeki davada ise, kesin hesapta dikkate alınmayan, ancak ara hakedişlerde bulunan imalâtların bedelinin ödenmediği belirtilerek hakedişe girmeyen imalât bedelinin ödenmesi istenmiştir. Gerçekten hakedişe girmeyen imalât var ise, davacı bunun bedelini isteyebilir. Mahkemece iki ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, dosya üzerinden yapıldığı ve dayanağı teknik hesaplar gösterilip açıklanmadığından bu hali ile raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde yapılması gereken iş yeniden atanacak uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde inceleme yapılması, hakedişe girmeyen imalât var ise saptanması, buna göre Yargıtay denetimine elverişli dayanakları da açıklanarak kesin hesabın bilirkişilere çıkarttırılması ve sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir (HUMK.284. madde). Bu hususlar üzerinde durulmadan, davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.