Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/4325 E. 2022/3656 K. 23.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4325
KARAR NO : 2022/3656
KARAR TARİHİ : 23.05.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12/06/2009 gününde verilen dilekçe ile kadastro öncesi haricen satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/09/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı …, davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastro öncesi satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkili …’ın dava konusu 2168 ve 2181 parsel sayılı taşınmazları bir kısım davalıların mirasbırakanı …’den 01.03.1978 tarihli köy senedi ile, 2185 parsel sayılı taşınmazı bir kısım davalıların mirasbırakanı …’dan 25.04.1973 tarihli köy senedi ile diğer müvekkili …’in ise dava konusu 2093 parsel sayılı taşınmazı bir kısım davalıların mirasbırakanı …’den 13.10.1995 tarihli köy senedi ile haricen satın aldığını, satış tarihinden itibaren taşınmazlara müvekkillerinin zilyet olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile 2168, 2181 ve 2185 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına, 2093 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … ve … yargılama aşmasındaki beyanlarında, dedeleri …’nın sağlığında taşınmazları sattığını, herhangi bir hak taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Bir kısım davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.01.2017 tarihli, 2016/12634 Esas, 2017/338 Karar sayılı ilamı ile “dava konusu parsellerin tapuya kayıtlı bulunan yerlerden olmadığının kabulü gerekmektedir. Tapusuz taşınmazların satış ve devrinin her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Mahkemece yapılacak iş; davacılar 01.03.1978 ve 13.10.1995 tarihli köy senetleri ile taşınmazları haricen satın aldıkları iddiasında bulunduklarına göre, anılan senetlerin yeniden yapılacak keşifte, aynı köyden seçilecek yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişilerce zemine uygulanmaya çalışılması, taraf tanıklarının her bir dava konusu taşınmaz başında dinlenerek, taşınmazların kimden kime ne şekilde intikal ettiği, halen kimin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, davacıların hangi taşınmazları hangi biçimde ve hangi tarihte satın aldıkları, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullandıkları hususlarının açıklığa kavuşturulması, tanık beyanları arasında çelişki görüldüğü takdirde tanıklar yüzleştirilmek suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir
Hükmü, davalı … ve … temyiz etmiştir
Dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Yasa’nın 22/A maddesi gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı, 20.06.2016 tarihinde taşınmazlarının parsel numaralarının değiştiği; 2093 parsel sayılı taşınmazın 117 ada 65 parsel, 2168 parsel sayılı taşınmazın 118 ada 63 parsel, 2181 parsel sayılı taşınmazın ise 118 ada 108 parsel numarası ile dava dışı … adına 29.01.2015 tarihli satış işlemine dayalı olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Buna göre ” Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı seçimlik yetki olarak: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür ” hükmü mevcuttur. Kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesi gözetilerek işlem yapılması ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekeceği açıktır.
Mahkemece güncel tapu kayıtları dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken davada taraf olmayan tapu kayıt maliki … aleyhine yokluğunda hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı … ve … temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.