YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4840
KARAR NO : 2013/8004
KARAR TARİHİ : 09.07.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …. Köyü 101 ada 33 parsel sayılı 2321,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kum ocağı vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile; 101 ada 33 parsel sayılı taşınmazın malik olarak İbrahim oğlu … adına aynı ada ve parsel numarası ile tarım arazisi vasfı ile tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın, davacı tarafın dayandığı 29.05.1956 tarih, 7 sıra numaralı tescil yolu ile oluşan kök tapu kaydının kapsamı içerisinde kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kamulaştırma çalışmaları yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dosya arasında bulunan ilgili tapu kaydına ait tescil haritası ile, kamulaştırma haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek yöntemince çakıştırılmak suretiyle uygulanmamıştır. Bu durumda, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamının 3402 sayılı Yasa’nın 20/a maddesine uygun olarak belirlendiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, dayanak tapu kaydın dava dışı parsellere de revizyon görmesi durumunda kapsamı belirlenirken, revizyon gördüğü tüm parseller dikkate alınmalı; teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli ve bu şekilde tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, dosya arasında bulunan ilgili tapu kaydına ait tescil haritası ile, kamulaştırma haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek yöntemince çakıştırılmak suretiyle teknik bilirkişi tarafından uygulanmalı, yine dosya arasında bulunan ve davacının babası İbrahim Bingül tarafından Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Hazine aleyhine açılan ve mahkemece tescil talebi reddedilmekle birlikte, zilyetliğin tespitine karar verilen 26.05.1994gün ve 1993/37 Esas, 1994/17 Karar sayılı kesinleşen ilamının da dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı dosya arasında bulunan ilgili karara ait tescil haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek yöntemince çakıştırılmak suretiyle teknik bilirkişi tarafından uygulanmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.