Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/26141 E. 2013/16845 K. 08.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26141
KARAR NO : 2013/16845
KARAR TARİHİ : 08.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı 16.03.1998-2003 tarihleri arasında davalı şirket ortaklarından …’e ait işyerinde asgari ücretle çalıştığını, 2003 yılından itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 30.04.2004 tarihinde davalı işverence işine son verildiğini, en son aylık ücretinin 599,12 TL olduğunu, yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının şirkette hiç çalışmadığını, sözleşmeye göre davalı şirketin 03.05.2004 tarihinde kurulduğunu ve tescil edildiğini, davacının belirttiği tarihlerde böyle bir şirketin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 16.03.1998-2003 tarihleri arasında dava dışı …’in yanında, 2003-30.04.2004 tarihleri arasında ise davalı şirket işverenliğinde geçen çalışmaları nedeniyle davalı şirketten kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti talep ettiğini ancak ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin davacının işten çıkarıldığını belirtmiş olduğu 30.04.2004 tarihinden sonra 05.05.2004 tarihinde tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının davalı işyerindeki çalışmasından önce çalıştığı işyerinin davalı işyeri ile aynı olup olmadığı ve bu işyerine devredilip devredilmediği noktasındadır.
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi önce davalı şirket ortaklarına ait işyerinde daha sonra davalı şirkette çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf ise davacının şirketlerinde çalışmasının bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece davacının davalı şirketten çıkarıldığını belirttiği tarihten sonra davalı şirketin tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan iş müfettişi raporunda davacının davalı şirkette 27.05.2004 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiği, davacının davadışı … isimli kişinin yanındaki çalışmasına ilişkin belge ve bilgi olmadığından tetkikinin ve tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Davacının her iki işverene bağlı olarak aynı işyerinde çalışıp çalışmadığı uyuşmazlığın çözümü bakımından önemlidir. Davacı aynı işyerinde çalışmış ise işyeri devri bulunduğu kabul edilmelidir. Öncelikle işyeri devrine ilişkin davalı işveren ve davadışı … isimli şahsa ait olduğu belirtilen işverene ait şirket kayıtları, vergi kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri kayıtları dosya içine alınarak araştırma yapılması ve davacının aynı işyerinde çalışmaya devam edip etmediğinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece bu yönde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.