Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/5334 E. 2012/1511 K. 17.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5334
KARAR NO : 2012/1511
KARAR TARİHİ : 17.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 140 ada 4 parsel nolu 161 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile taşınmazın 420/640 payının davacı adına 220/640 payının ise davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın öncesinin … oğlu … …’a ait iken ölümü ile eşi ve çocuklarına kaldığı ve davacının … dışındaki diğer kardeşlerinin paylarını satın aldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı taraf, dava konusu taşınmazın, kayınpederi olan muris … tarafından annesi …’ye senetle devredildiğini, annesi tarafından da kendisine satıldığını; davacının … mirasçılarından pay satın aldığı yerin, taşınmazın bitişiğindeki 3 sayılı parsel olduğunu, annesi tarafından dava konusu taşınmaz kendisine satılmadan önce, davacı … ile yerlerini zeminde ayırdıklarını, dava konusu taşınmazda …’in ölümünden beri annesi … ‘nin oturduğunu beyan ederek, ibraz ettiği senetlerin yeniden keşif yapılmak suretiyle uygulanmasını istediği halde mahkemece dayanılan senetler değerlendirilip uygulanmadan hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen elverdiğince yaşlı, taraflarca husumeti bulunmayan ve tarafsız mahalli bilirkişiler ve taraflarca gösterilen tanıklar aracılığıyla taşınmazın başında yeniden keşif yapılarak davacı ve davalı tarafların dayandıkları senetler ayrı ayrı uygulanmalı, uygulama sırasında çekişmeli taşınmaza bitişik bulunan 3 parsel sayılı taşınmaz da göz önünde bulundurulmalı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın dayandığı senetlerin kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Dava konusu taşınmazın senet kapsamında kaldığının belirlenmesi durumunda senet içeriğine göre zilyetliği devraldığı anlaşılan … (…)’nin, fiilen de zilyet olduğu göz önüne alınarak zilyetliğini oğlu Tahsin adına sürdürüp sürdürmediği sorulup, saptanmalıdır. Dava konusu taşınmazın senet kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde ise … mirasçıları arasında tüm mirasçılarının katılımı ile geçerli bir paylaşma yapılıp yapılmadığı yöntemince araştırılmalı, paylaşmayı ispat yükünün davalıya ait olduğu göz önünde bulundurularak bu konuda bildireceği tüm delilleri toplanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.