Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5253 E. 2011/558 K. 03.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5253
KARAR NO : 2011/558
KARAR TARİHİ : 03.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 158 ada 26, 163 ada 9 ve 171 ada 5 sayılı 615.84, 2392.02 ve 410.78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dahili davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların babası …’dan intikal ettiği, mirasçılar arasında paylaşım yapılmadığı iddiasına dayanarak miras payının adına tesçili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında taşınmazların 1/3 payının adına tescilini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1/3 payının davacı adına, 2/3 payının davalı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu edilen taşınmazların davacı ve davalı tarafın sulh oldukları kabul edilmek sureti ile 1/3 payının davacı adına, kalan 2/3 payının diğer davalı … adına tesçiline karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamı usul ve yasaya uygun değildir. 158 ada 26, 163 ada 9 ve 171 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar davalı … adına tespit edilmiş olup … 11.05.2009 tarihli duruşmada davayı kabul ettiğini beyan etmiş ve bu beyanını imzası ile onaylamıştır. HUMK.nun 95. maddesine göre; kabul beyanı kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurmakta olup işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, ancak hükümde davalı … ve davalı … adına tespit edilen taşınmazlar ayrı ayrı belirlenerek temyize konu edilen taşınmazlar yönünden davacının talep ettiği pay dışında kalan payların tespit malikleri adına tesçiline karar verilmesi gerekirken, tüm taşınmazların 1/3 payı dışında kalan payın davalı … adına tesçiline karar verilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davalı …’ın kabule dair beyanı göz önünde tutularak temyize konu olan taşınmazların 1/3 payının davacı adına, 2/3 payının da davalı … adına tesçiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle, yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.