YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12510
KARAR NO : 2011/3931
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Hazine adına kayıtlı … Köyü … (…) parsel sayılı taşınmazın … Belediyesince yapılan 38 nolu imar uygulaması sonucunda park alanı içerisinde kaldığını ve malikleri adına tescil edildiğini, daha sonra da … Büyükşehir Belediyesinin yaptığı imar uygulaması uyarınca imar parsellerine gittiğini ve bu uygulamanın idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürüp, … ada … parselin … (…) sayılı parsel üzerine oluşturulan kısımlarının tapusunun iptali ile eski hale iadesini, olmazsa Hazine zararının tazminini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, imar uygulamasına ilişkin idari işlemin ayakta olduğu gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 05.4.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili avukatlar ile temyiz edilen asil gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın içinde yer aldığı 38 no’lu imar düzenlemesine dair idari işlemin ayakta olduğu anlaşıldığına göre, kadastral parselin ihyası isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Ancak, eldeki dosya ile birleşen dava bulunmadığı halde, hükümde asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine denilmiş olması doğru değilse de, maddi hataya dayalı bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hüküm fıkrasından; “birleşen dava dosyaları yönünden” ibaresinin çıkartılmasına hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.