Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6552 E. 2011/2397 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6552
KARAR NO : 2011/2397
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 184 ada 2, 4 ve 5 parsel sayılı 792.32, 664.90 ve 1587.53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kamulaştırma ilamı, 186 ada 1 parsel sayılı 6798.96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı nedeniyle okul ve arsası niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Çataldere Köyü Tüzel Kişiliği, yasal süresi içinde 184 ada 2, 4 ve 5 sayılı parsellerin kadimden beri köy halkının ortak kullanımında olduğu, taşınmazların gelirlerinin köy ihtiyaçlarında kullanıldığı, 186 ada 1 sayılı parselin üzerinde de köye ait çay alım yeri, park alanı, spor tesisi bulunduğu ve köyün ortak kullanımında olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, karar kesinleştiğinde temyize konu parseller yönünden dosyanın bütün halinde Rize Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazların aynı ile ilgili uyuşmazlıklarda keşif yapılması zorunlu olup, mahkemece, temyize konu taşınmazlar başında keşif yapılmaksızın 186 ada 1 sayılı parsel yönünden tapu kaydı, 184 ada 2, 4 ve 5 sayılı parseller yönünden ise kamulaştırma ilamı gerekçe gösterilerek başkaca araştırma yapılmadan tespit tutanakları içeriklerine göre davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte, 186 ada 1 sayılı parselin dayanağını oluşturan tapu kaydı, 184 ada 2, 4 ve 5 sayılı parsellerin dayanağını oluşturan kamulaştırma ilamlarına ilişkin dava dosyaları getirtilmeli, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde taşınmazların başında keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi aracılığı ile 186 ada 1 sayılı parselin dayanağı olan tapu kaydı yöntemince zemine uygulanmalı, bilirkişilerce hudutları zeminde göstertilip, krokiye işaretlettirilmeli; yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinlenme olanağı sağlanarak tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının saptanması halinde yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile ilgili maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; 184 ada 2, 4 ve 5 sayılı parseller yönünden ise, tespite dayanak yapılan ilamlar ve haritaları
teknik bilirkişi yardımı ile zemine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, ilam ve haritaların taşınmazlara aidiyetinin saptanması halinde davacı Köy Tüzel Kişiliği yönünden bağlayıcı olup olmadığı araştırılmalı, bağlayıcı olmadığı sonucuna varılması halinde taşınmazların niteliği yönünden dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri değerlendirilmeli, kadastro tutanağının edinme sütununda yazılı olan beyanlara aykırı sonuca varılması halinde tutanak bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilmeli, beyanlar arasında çelişki olması halinde yöntemince çelişki giderilmeye çalışılmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakimi sicil oluşturmak zorunda olduğu halde, kabule göre, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken, sicil oluşturulmayarak, “dosyanın bütün halinde Rize Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” şeklinde karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.