YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26055
KARAR NO : 2013/19383
KARAR TARİHİ : 20.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili,davacının, davalılara ait işyerinde Türkiye geneli İstanbul dışı satış ve pazarlama sorumlusu olarak 07.02.2004-30.04.2010 tarihleri arasında çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimlerinin davalılardan …Otomotiv A.Ş. tarafından yapılmış ise de, aynı zamanda diğer davalı … Otomotiv Ltd. Şti.’nin de satış sorumlusu olarak bu firmanın da ürünlerini pazarladığını, her iki şirketin ortaklarının aynı olup, her iki firmanın da işlerinin …Otomotiv İstanbul adresinden yürütüldüğünü, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, son ücretinin 2.250,00 TL net olduğunu ileri sürerek ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili; davacının …Otomotiv A.Ş.’nin işçisi olup, diğer davalı … Otomotiv Ltd. Şti. yönünden davanın reddi gerektiğini, işyerinde plasiyer olarak çalışan davacının kullandığı şirkete ait araçla hız sınırlarını bir çok kez aştığını, araç takip sistemi ile tespit edilmesi üzerine uyarılarak aşırı hız nedeniyle muhatap olduğu trafik cezalarının şirketçe ödenmeyeceği ve kendisi tarafından ödenmesi gerektiği bildirildiğinde işyerini terk etmek suretiyle iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiği,davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalılar vekili, davacının …Otomotiv A.Ş. işçisi olduğunu, … Otomotiv Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuş ise de; davacının satış sorumlusu olarak her iki şirkete birlikte hizmet verdiğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı gibi, müşterilere gönderilen 03.05.2010 günlü faks yazısında her iki şirketin yetkili imzalarının ve kaşelerinin bulunduğu ve yazı içeriğinde de davacının her iki şirketin satış sorumlusu olduğunun açıklanmış olması ve ticaret sicil kayıtlarından da …Otomotiv A.Ş.’nin diğer davalı … Otomotiv Ltd. Şti.’nin kurucu ve hakim ortağı olduğu saptanmakla, davacının her iki şirkete hizmet verdiği ve birlikte istihdam olgusunun gerçekleşmiş olması ve şirketler arasındaki organik bağ sebebi ile davacının talep konusu alacaklarından her iki şirketin birlikte sorumlu oldukları, davacının fazla çalışma yaptığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacının, davalılara ait işyerinde İstanbul dışı satış ve pazarlama sorumlusu olarak 07.02.2004-30.04.2010 tarihleri arasında 6 yıl 2 ay 23 gün çalıştığı, davacının 2.250,00 TL net ücretle çalıştığını,davalının asgari ücretle çalıştığını ileri sürdükleri, tanıkların tarafları doğruladıkları,imzalı ücret bordrolarında ücretin asgari ücret düzeyinde olduğu, Tez-Koop İş Sendikasınca emsal ücretin 2.350,00-2.600,00 TL arası brüt olarak bildirildiği, Mahkemece 2.500,00 TL brüt ücretle çalıştığının kabul edildiği anlaşılmış olup, plasiyer-satış sorumlusu olarak çalışan 6 yıllık işçinin asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırı ise de, tarafların ücret konusunda anlaşamadıkları,imzalı ücret bordroları ileTez-Koop İş Sendikasının bildirdiği ücret miktarı ve taraf tanıklarının beyanlarının çeliştiği, tarafların beyanlarında bildirdikleri ücret miktarlarının birbiriyle çelişiyor olması karşısında, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından (meslek odalarından) emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Öte yandan, fazla çalışma ücretinden yapılan hakkaniyet indiriminin davalının zamanaşımı itirazından sonra tesbit edilen 13.620,61 TL üzerinden yapılması gerekirken, zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan tesbit edilen 19.184,84 TL üzerinden yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.