YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4437
KARAR NO : 2012/1966
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 216 parsel sayılı 185.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca devlete intikal etmiş arazilerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar Şevki … ve …’in miras bırakanları Tevfik …; …’un miras bırakanı Tacettin …; müdahil …’in miras bırakanı … Emin … ve dava dışı … … ile …’in itirazları üzerine 5602 sayılı Yasa gereğince dosya … Tapulama Mahkemesine intikal ettirilmiş, mahkemece 4/11/1970 tarihli kararla 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 28. maddesi gereğince itirazlar hakkında Kadastro Komisyonunca karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosya Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiş; Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme neticesinde itirazların reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacılar Şevki … ve … miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında, … Emin … mirasçısı … ile Esat …, … ve Nusrettin … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, …, vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … ise, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davaya müdahale talebinde bulunan … …, Sabri … ve … (…) tarafından usulünce açılmış bir dava veya açılmış olan davaya usulünce müdahale söz konusu olmadığından adı geçenlerin talepleri ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına, müdahiller … ve …’in davasının reddine, davacı Şevki … ve müdahiller …, Esat …, …, Nusrettin …’un davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapulama tespitinin ve tapulama komisyon kararının iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 41470.030 metrekare yüzölçümlü bölümün ayrı bir parsel numarası verilerek tarla vasfı ile paylı olarak Tacettin …, Esat … ve Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 15656.393 metrekare yüzölçümlü bölümünün tarla vasfı ile paylı olarak Tacettin …, Esat … ve Hazine adına, (C) harfi ile gösterilen 7369.497 metrekare yüzölçümlü bölümünün ayrı bir parsel numarası verilerek tarla vasfı ile Nusrettin … adına, (D) harfi ile gösterilen
3946.552 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile paylı olarak Tevfik … mirasçıları adına, (E) harfi ile gösterilen 5114.005 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile … adına, (F) harfi ile gösterilen 112.343,523 metrekare yüzölçümlü bölümün Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, …, müdahiller …, …, Esat … mirasçısı … ile … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden … tarafından süresinde dava açılmadığı gibi açılan davaya usulüne uygun biçimde katılımı da bulunmaktadır. Hükümle aleyhine bir durum da yaratılmamış olup buna göre hükmü temyizde hukuki yararları bulunmadığından temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
2- Davacılar …, …, katılanlar …, …, … ve davalı Hazine’nin temyizlerine gelince; mahkemece, davacı …’in davası yönünden bir karar verilmediği gibi; bir kısım davacı ve katılanlar yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; dosyaya sunulan uzman fen bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz doğu, batı ve güney yönlerinden Dicle Nehrine sınır olduğu halde mahkemece yöntemince kıyı kenar çizgisi incelemesi yapılmamıştır. Yine, dosyaya sunulan uzman ziraatçi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın ekilip biçilmediği, yabancı otlarla kaplı olduğu belirtilmesine rağmen, zilyetliği ne şekilde tespit edildiği açıklanmamış, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde tarımsal üretim yapılıp yapılmadığı teknik bulgulardan yararlanılmak suretiyle araştırılmamış, dayanılan kayıtların revizyon durumları sorularak gereği gibi uygulanmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından yapılıp kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi çalışması bulunup bulunmadığı sorulup saptandıktan sonra, varsa tüm dayanak belgeleri ve haritası dosya içine getirtilmeli, bir kısım davacı, davalı ve katılan tarafından dayanılan ve dosya içerisine alınan vergi kayıtlarına ait vergi defterleri getirtilerek birbirini teyit eden kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmalı, revizyon görüp görmedikleri sorularak varsa revizyon gördükleri parsellerin kadastro tespiti tutanaklarının onaylı sureti getirtilmeli, taşınmazın tespit günü itibariyle niteliğinin belirlenmesi ve bu konudaki yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi bakımından bölgeye ait en eski tarihli memleket haritası getirtildikten sonra tespit tarihi de dikkate alınarak elverdiğince yaşlı kişilerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, içinde harita mühendisinin de olduğu üç kişiden oluşacak fen bilirkişi kurulu, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte öncelikle, varsa yetkili idari merciler tarafından yapılıp kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin belgeler ve haritası yöntemince jeolog bilirkişi ve fen bilirkişi kurulu tarafından yerine uygulanmalı, belge veya harita yoksa 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İ.B.K uyarınca kıyı kenar çizgisi yöntemince belirlenmeli, jeolog bilirkişi kurulundan yapılan tespit ve değerlendirmeyi içerir, rapora eklenecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın 1957 yılından öncesine ait kullanım durumu, taşınmazın hangi bölümünün kim tarafından hangi tarihten itibaren kullanıldığı, kullanılan bölümler arasındaki sınırın neye göre belirlendiği, bu bölümün kimden kime kaldığı, dayanılan vergi kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kayıt malikleri ile zilyetleri arasında akti veya irsi ilişki olup olmadığı sorulup saptanmalı, vergi kayıtları ile tapu kayıtları tüm tedavülleri ile uygulanarak kapsamları kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen mevki ve sınırların tespiti için hak iddia eden tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, vergi kayıtlarının mülkiyet belgesi olmadığı ve ziyetlikle birleşmeyen vergi kayıtlarının hukuken değeri bulunmadığı göz önüne alınmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tespit tarihindeki tarımsal niteliğini bildirir, eğimi, toprak yapısı, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklar, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş önceki keşifte belirtilen kullanım durumu ile, sonraki bilirkişi raporunda belirlenen kullanım durumu arasındaki farklılığı açıklayacak nitelikte ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişi kurulundan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, gösterilen sınırlar işaretlenmiş, kadastro paftası ile yapılan uygulamaları çakıştırmalı şekilde gösteren, çekişmeli taşınmazın memleket haritasında ne olarak görüldüğünü açıklar, ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespit tarihine kadar 20 yıllık sürenin ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, taşınmaz üzerinde hak iddia eden davacı ve katılanların tespit gününe kadar zilyetlikle edinme şartlarının oluştuğunu kanıtlayıp kanıtlayamadıkları belirtilerek sonucuna göre tüm davalar hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı, M. … … ile katılanlar ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.