Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/6423 E. 2012/24160 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6423
KARAR NO : 2012/24160
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 16.03.2004 tarihindeki … kazası sonucu sürekli … göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 1.000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının maddi tazminata ilişkin fazlaya dair hakkının saklı tutulmasına, manevi tazminata dair fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; kaza sonrasında SGK Başkanlığının davalı ve Tahir Kondu aleyhine … 2. … Mahkemesi 2007/515 e sayılı dosya ile Rücuen Alacak davası açtığı, belirtilen bu davanın yargılaması sırasında alınan 13.03.2009 tarihli kusur raporunun eldeki bu davada hükme esas alındığı, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ile davacının imzaladığı 10.01.2007 tarihli ibranamenin dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini belirtmiş, Rücuen Alacak davasında kusur bilirkişisine ve maluliyet oranı için Adli Tıp Kurumuna yeniden başvurulduğunu ileri sürmüştür.
İbraname borcu sona erdiren belge niteliğinde olup, dava şartı niteliğinde bulunması nedeniyle mahkemece resen dikkate alınması gerekir.
… kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kaybı oranı, hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından ve maluliyet oranında indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu ve maluliyet oranı mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bu nedenle maluliyet oranının ve kusur oranlarının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici … göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile … kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, … kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, … kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasaya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli … göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, davacının 16.03.2004 tarihinde geçirdiği … kazası sonucunda yaralandığı, olayın Kurum tarafından … kazası kabul edildiği, SGK Başkanlığı Maluliyet ve Daire Başkanlığının davacının maluliyet oranını % 16,2 olarak belirlediği, … Üniversitesi … Tıp Fak. Has. 02.04.2009 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 9 olarak belirtildiği, anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Yasanın 95. maddesi göz önüne alındığında belirtilen prosedürün uygulanmadığı ve maluliyetin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanmadığı anlaşılmaktadır. Yine hükme dayanak alınan 13.03.2009 tarihli kusur raporunun eldeki bu davanın yargılaması sırasında alınmadığı anlaşıldığından hükme dayanak alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak …; maluliyet oranının 5510 sayılı Yasanın 95. maddesin de belirtildiği şekilde davacıda … kazası sonucu oluşan sürekli … göremezlik oranını belirleyen karar almak, olayın oluşuna uygun … güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu … kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından rapor almak, maddi ve manevi tazminata karşılık verildiği ileri sürülen belge ile ilgili olarak davacı tarafın beyanları değerlendirilip, geçerli bir ibraneme olup olmadığı üzerinde durularak ve değerlendirilerek çıkacak sonuçlara göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.