YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22591
KARAR NO : 2012/22994
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, 5664 ve 5939 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yapılan konut edindirme yardımı kesinti ve nemalarının iadelerinin tam olarak verilmediğinden eksik ödenen alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı, davalılardan Kurum vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkeme, kararın kesin olarak verildiği gerekçesi ile davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermiş ise de HMK’nın 114 ve 115.maddelerine göre “yargı yolunun caiz olması” dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir.
Mahkemece verilen hüküm HUMK’un 427.maddesinde belirtilen kesinlik sınırı dahilinde kalsa dahi yargı yolu caiz değilse kamu düzenine aykırılık nedeniyle hükmün temyiz edilmesi mümkündür.
Hal böyle olunca, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin hükmü ve temyiz isteminin reddine dair kararı süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından Yerel Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 20.06.2012 tarihli ek kararının bozularak kaldırılması ve asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Dava, konut edindirme yardımı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, kesintilerin ilgililerin iradesi dışında idarenin kamu gücünü kullanılarak yapılması nedeniyle yargı yolu görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı …’ye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilen eldeki davada … Mahkemelerinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
29.12.1999 tarih ve 23921 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 588 sayılı “Konut Edindirme Yardımı Hesaplarının Tasfiyesine Dair Kanun Hükmünde Kararname” ile Konut Edindirme Yardımı Hesapları karşılığı tutarında taşınmazın… Bankasınca ayni sermaye vaz edilmek suretiyle … Konut Anonim Şirketine devri ve Konut Edindirme Yardımı hesaplarının tasfiyesi kararlaştırılmıştır.
588 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanmasına dair usul ve esaslarla, Konut Edindirme Yardımı hesaplarının mali ve yönetsel haklarının … Konut A.Ş’deki (ve dönüşeceği Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı) temsili T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına verilmiştir.
… Konut A.Ş., 4603 sayılı “T.C. …, Türkiye …A.Ş. ve… Bankası A.Ş. Hakkındaki Kanun” un birinci, ikinci ve geçici birinci maddesi hükmü gereği, 19.03.2001 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile Kamu İktisadi Teşekkülü rejiminden çıkarılmış, ana sözleşmenin tadili ile özel hukuk hükümlerine tabi kılınmıştır. Şirket, 22.07.2002 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, ana sözleşme değişikliği yapılarak şirket nevi değiştirilmek suretiyle Sermaye Piyasası Kurulunun denetimine tabi “… Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.” ye dönüştürülmüştür.
… Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi sermayesinin % 60.96 oranına karşılık gelen Konut Edindirme Yardımı hesapları Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından temsil edilmektedir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, davalı …’nin özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve bu davalıya yöneltilen konut edindirme yardımı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın … Mahkemesinde görülmesi gerektiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun da mülga 3220 sayılı Yasa’ya göre konut edindirme yardımlarını tahsil ve takip etme dışında herhangi bir idari görev ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece işin esasına girilerek olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yerel Mahkemenin davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 20.06.2012 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.