YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15272
KARAR NO : 2010/6181
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, harici yazılı sözleşme ile davalılardan daire satın aldıklarını, sözleşmeye göre dairelerin 10.8.2006 tarihinde iskanı alınmış şekilde teslim edileceği, gecikme halinde kira bedeli ödeneceğinin davalılarca taahhüt edildiğini, ancak iskanın 16.2.2007 tarihinde alındığını belirterek 6.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
2009/15272-2010/6181
amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacılar harici sözleşme ile satın aldıkları dairelerin geç teslimi nedeniyle sözleşme ile kararlaştırılan tazminatın ödenmesini istemektedirler. Kararı temyiz eden davalı … ise, kendisinin taşeron olduğunu, binanın yüklenicisi davalı …’den alacağını alabilmek için davacı ile akdedilen sözleşmeyi imzaladığını savunmuştur. Dosya içinde bulunan 28.12.2004 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yüklenicinin dava dışı …Gıda Ltd.Şti olduğu anlaşılmaktadır. Konut satışı davacılar ile yüklenici konumunda olmayan taşeron ile davacılar arasında yapılmıştır. Öyle olunca taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir ilişki mevcut olmayıp Tüketici Mahkemesinde dava açılması mümkün değildir. Bu duruma göre uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2)Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.