YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6641
KARAR NO : 2010/17382
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
ESAS NO : 2010/6641
KARAR NO : 2010/17382 Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının doğalgaz ve petrol boru hattı geçirilmesi çalışmaları sırasında ağır tonajlı araçlarla çalışmaları sırasında, görev alanında bulunan köy yollarının bozulduğunu ve yapılan 2002 tarihli protokolün 3.maddesi gereğince süre verildiği halde hiçbir işlem yapılmadığını ileri sürerek, bozulan köy yollarının eski hale iadesinin sağlanmasına, mümkün olmazsa şimdilik 5.500-TL. zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan protokolde yolların eski hale getirilmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını ayrıca ortada bir zararın da olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan 2002 tarihli protokolün 3/c maddesinde, “ onaylı detay projelerde belirtilen petrol boru hattının Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tesislerini geçişi esnasında boru hattı ile kesişme noktalarındaki mevcut yapılar, hattın geçirilmesini müteakip eski haline getirilecektir “ düzenlemesi getirilmiştir. Davacı 7.12.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile, protokole dayalı eski hale getirme ve tazminat isteğine ilişkin davayı açtığını ancak protokol kapsamı dışında da değerlendirme yapılarak ağır 2010/6641-17382
Tonajlı araçlarla taşıma yapılması nedeni ile asfalt yollara verilen 138.517,50-TL ile stabilize yollara verilen 132.980 TL. zararın faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile yapılan 9.12.2005 tarihli ibraname gereğince davacının talep hakkının bulunmadığını savunmuştur. Anılan protokolde de; “ Botaş yükümlülüğünde bulunan ve iş bu protokole konu yol geçişi, protokol hükümleri gereğince eksiksiz ve usulüne uygun şekilde tamamlanmış olup taraflar bu çalışmaya ilişkin olarak herhangi bir talep iddia ve işlemde bulunmayacaktır“ ibareleri yazılıdır.
Mahkemece, davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde protokole dayandığı ve bu protokole ilişkin ibraname düzenlendiği gibi, davacı tarafın yolların yapılmasında standarda uygun davranmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile ıslah dilekçesi içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının dayandığı protokolün, davalı tarafından petrol boru hatlarının yapılması esnasında davacıya ait yapılarla kesişim noktalarındaki verilen zarara ilişkin olduğu, ancak davacının bundan ayrı olarak davalının bu imalatları sırasında ağır tonajlı araçlarla yollara verdiği zararı da talep ettiği anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu yolların ağır tonajlı trafik nedeni ile bozulmalarının % 65 oranında olduğu açıklanmıştır. Bu durumda, davalının yapılan imalatlar sırasında davacı yollarına zarar verilip verilmediği, kusurunun bulunup bulunmadığı ve zarar varsa miktarının ayrıntılı şekilde araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve protokole ilişkin düzenlenen ibraname içeriğine göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.