YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2317
KARAR NO : 2012/23453
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … İnşaat Ltd. Şti. ve Lider … İnş. … Nak. Mad. Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalı şirketler vekillerinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,23.03.2007 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,davacı kardeşler bakımından,açılan tüm davalar takipsiz bırakıldığından dolayı “karar verilmesine yer olmadığına”,davacı baba …’in maddi tazminat talebinin reddine,davacı anne İsmihan için 1000.00TL maddi,20.000TL manevi tazminatın yine davacı baba için 20.000.00TL manevi tazminatın davalı şirketlerden tahsiline karar verilmiştir.
… kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu tür davalarda haksahibinin maddi zararı hesaplandıktan sonra Kurumca ilgiliye yapılan bir ödeme var ise bunun hesaplanan maddi zarardan tenzili ile davacının karşılanmamış maddi zararının tespiti gerekir. Aksinin kabulü davalı zararına olarak mükerrer tahsil neticesini doğurur..
Bunun yanında Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalardan olarak somut olayda davacı İsmihan’ın maddi zararı 9603,14 TL olarak hesaplanmış olup Kurumun bu haksahibine … kazası kolundan 34.188,72TL tahsisinin bulunduğu ve buna göre de davacı anne İsmihan’ın karşılanmayan herhangi bir maddi zararının bulunmadığının anlaşılmasına göre bu davacı bakımından maddi tazminat davasının reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gibi tarafların sosyal ekonomik durumları,ölen sigortalının kusur oranı ile tüm dosya kapsamına göre davacı anne ve baba yararına ayrı ayrı hükmedilen 20.000,00’er TL manevi tazminat miktarı da fazladır.
Ayrıca davacı baba …’in maddi tazminat talebinin,zararının sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılanması nedeniyle reddi söz konusu olmayıp,bu davacının haksahibi olmadığından dolayı maddi tazminat davasının reddine karar verildiği yine davacı kardeşlerin takip olunmayan maddi ve manevi tazminat davaları bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla davalılar yararına avukatlık ücreti takdir olunmaması da yanlıştır.
Yapılacak …;davacı anne İsmihan’ın maddi zararlarının Kurum tahsisleri ile karşılanması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar vermek, manevi tazminat davaları bakımından davacı anne ve baba lehine daha uygun bir miktarda manevi tazminat takdir etmek ve ayrıca reddolunan ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davacı baba ve kardeşlerin talepleri bakımından kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine tarifesine göre belirlenecek avukatlık ücretine hükmetmekten ibarettir. ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirketler vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.