Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3520 E. 2011/2352 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3520
KARAR NO : 2011/2352
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar; 13.06.2005 tarihinde ölen tarafların ortak miras bırakanı …’nun, sağlığında noterde düzenlettirdiği 14.10.1994 tarihli vasiyetname ile sahibi olduğu …, Yeni Mahalle, 65 ada, 58 sayılı parselde bulunan taşınmazını davalılara vasiyet etmiş olması nedeniyle saklı paylarının zedelendiğini belirterek, vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar; babaları …’ın muristen önce ölmüş olması ve kanunen yeğenlerin saklı payı bulunmaması nedeniyle davacılardan … ile …’nin dava açma hakları olmadığını, diğer davacıların ise saklı payları ihlal edilmediğinden davalarının reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Murisin yeğenleri olan davacı … ile …, doğrudan saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek dava açmışlarsa da, saklı pay oranları T.M.K: 506 M.de belirtilmiş olup, buna göre yeğenler saklı pay sahibi mirasçılarından değildir. Adı geçen davacıların miras bırakanları olan babaları …, ortak miras bırakandan önce 17.11.1989’da öldüğüne göre bu davacıların, miras bırakanları …’ın halefi olarak da tenkis davası açamayacakları yasa gereğidir. Hal böyle olunca adı geçen davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacılar … ve … lehine hüküm altına alınan tenkis bedeli yönünden de teselsülün yasa ya da sözleşmeden doğabileceği, tenkis davası bakımından yasada teselsüle yer verilmediği, bu yolda sözleşme yapılmasının da söz konusu olamayacağı gözardı edilerek davalılar aleyhine müteselsilen ödetme kararı verilmiş olması da isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 02.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.