Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/643 E. 2012/1158 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/643
KARAR NO : 2012/1158
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 146 ada 8 parsel sayılı 31162,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar …, …, …, …, … …, … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, kadastro tutanağının iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 662,55 metrekarelik bölümün davacı adına tapuya tesciline, geri kalan bölümün davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazda davacının babasının fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 662,55 metrekare yeri olduğu, taşınmazın geri kalan bölümünde ise davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazın yarısının babasına, kalan yarısının da davalılara ait olduğunu belirterek tespitin iptalini talep etmiş; davalılardan … ise, davacının taşınmazda bir evlek yeri olduğunu savunmuştur. Temyiz konusu yapılan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanından kalıp kalmadığı, taraflar arasında miras ilişkisi bulunup bulunmadığı, taraflar arasında miras ilişkisi varsa paylaşma olup olmadığı, paylaşma varsa kime neresinin düştüğü, kimin ne zamandır ve ne sıfatla taşınmaza zilyet olduğu araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle tarafların bu konudaki tüm delilleri ve tanıkları sorulup saptanmalı, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin hangi tarihte ve nasıl başladığı, kimden kime ve ne suretle intikal ettiği, ne şekilde zilyet edildiği, tarafların ortak miras bırakanından kalıp kalmadığı, taraflar arasında miras ilişkisi bulunup bulunmadığı, taraflar arasında miras ilişkisi varsa paylaşma olup olmadığı, paylaşma varsa kime neresinin düştüğü, kimin ne zamandır ve ne sıfatla taşınmazlara zilyet olduğu hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, fen bilirkişisinden, keşfi izlemeye olanak tanır şekilde rapor ve harita düzenlenmesi istenmelidir. Tespite aykırı sonuca varılması halinde keşif sırasında tanık sıfatı ile dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, hazır bulundurulacak tespit bilirkişileri bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.