YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6239
KARAR NO : 2012/1846
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 1 parsel sayılı 2218,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve fen bilirkişisinin ek raporunda (A) harfi ile belittiği 443,92 ve (B) harfi ile gösterilen 273,53 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin Hazine, (C) harfi ile gösterilen 1500,82 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 111 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin ek raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünün ham toprak, (B) harfiyle gösterilen bölümünün ise dere yatağı olduğu ve davalı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmeyeceği, (C) harfiyle gösterilen bölümünün ise davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı hususunda jeolog bilirkişiden, taşınmazın niteliği hakkında ise uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, soyut içerikli beyanlarla yetinilmiştir. O halde, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 2 kişilik ziraat mühendisi ile bir jeolog bilirkişiden oluşacak uzman bilirkişi kurulunun huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin ham toprak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin ne olduğu, eğimi, toprak yapısı, dere yatağı olup olmadığı gibi hususlarda ve teknik verilere dayalı ayrıntılı raporlar alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.