Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9101 E. 2010/18274 K. 29.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9101
KARAR NO : 2010/18274
KARAR TARİHİ : 29.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının 15.04.2007 vade tarihli senede dayanarak aleyhinde icra takibi başlattığını, süresinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini, takibe dayanak yapılan senetteki imzanın kendisine ait olmadığı gibi davacı ile hiç bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek aleyhindeki takibin iptali ile senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisinden zaman zaman aldığı borç paralar karşılığında bu senedin düzenlendiğini, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yaptırılan imza incelemesi sonucunda senetteki imzanın davacıya ait olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya konu bononun 10.04.2007 tanzim ve 15.04.2007 vade tarihli olduğu ve malen kaydını içerdiği bononun incelenmesinden anlaşılmaktadır. Davacı, dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını davalı ile hiç bir ticari
2010/9101-18274
alışverişinin bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı da davacının aldığı borç nedeni ile senedin düzenlendiğini savunmuştur. Tarafların iddiaları ve savunmalar değerlendirildiğinde senedin davalı tarafça talil edildiği anlaşılmaktadır. Talil halinde ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca senedi talil eden davalının bu itibarla senedin borç karşılığında düzenlendiğini yasal delillerle ispat etmesi zorunludur. Tarafların bu konuda tüm delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, Değinilen bu hususlar gözetilmeden ispat yükümlülüğü yer değiştirilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.