Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4439 E. 2012/1968 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4439
KARAR NO : 2012/1968
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 218 parsel sayılı 1183200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, eşhası mütegayyipten devlete intikal etmiş arazilerden olduğundan sözedilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ile Şevki …, …, …’un miras bırakanlar …, … Emin … ile … ve … ile dava dışı Nuri ve Şükrü …’ın itirazları üzerine 5602 sayılı yasa gereğince dosya … Tapulama Mahkemesine intikal ettirilmiş, mahkemece 04.11.1970 tarihli kararla 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun 28. maddesi gereğince itirazlar hakkında Kadastro Komisyonunca karar verilmesi gerektiğinden bahisle dosya Kadastro Müdürlüğüne gönderilmiş, Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme neticesinde itirazların reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacılar …, … ve Şevki …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydına, … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … ise tapu kaydına ve vergi kaydına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında, … Emin … mirasçıları Mustafa ve …, … mirasçısı … ile …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras yoluyla gelen hakka, … ve …, tapu kaydına ve vergi kaydına dayanarak davaya katılmışlar, …, Esat … ve Nusrettin … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … … ise tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak katılma isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda katılma dilekçesi veren …, Esat …, Nusrettin … ve … … tarafından usulünce açılmış bir dava veya açılmış olan davaya usulünce katılım söz konusu olmadığından talepleri ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacı … ile müdahiller … ve …’ın davalarının reddine, davacılar …, Şevki …, … (Bayam), …, müdahiller …, …, …’in davalarının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapulama tespiti ve tespite yapılan itirazın reddine ilişkin tapulama komisyon kararının iptaline, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7626.91 metrekare yüzölçümlü bölümün ve (P) harfi ile gösterilen 10815.76 metrekare yüzölçümlü bölümün ayrı parsel numaraları verilerek tarla vasfı ile … adına, (K) harfi ile gösterilen 22218.00 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile … Emin … adına, (D) harfi ile gösterilen 14153.18 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile … adına, (H) harfi ile gösterilen 3824.03 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile … (Bayam) adına, (L) harfi ile gösterilen 18404.00 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile müstakilen … adına, (B) harfi ile gösterilen 9896.00 metrekare yüzölçümlü bölümün ve (R) harfi ile gösterilen 34768.00 metrekare yüzölçümlü bölümlerin ayrı parsel numaraları verilerek tarla vasfı ile ve 1/2’şer payla … Emin … ve … adlarına, (C) harfi ile gösterilen 24986.00 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile 1/2’şer payla … Emin … ve … adlarına, (E) harfi ile gösterilen 7460.00 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile 1/2’şer payla … ve … adlarına, (T) harfi ile gösterilen 98491.00 metrekare yüzölçümlü bölümün tamamı 98491 hisse itibar olunarak ve ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle müşterek mülkiyet olmak üzere 42957/98491 hissesinin … Emin …, 49245/98491 hissesinin … ve 6289/98491 hissesinin Hazine adına, (Y) harfi ile gösterilen 108465.00 metrekare yüzölçümlü bölümün tamamı 108465 hisse itibar olunarak ve ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle yine müşterek mülkiyet halinde 6289/108465 hissesinin … ve 102176/108465 hissesinin Hazine adına, (F) harfi ile gösterilen 8470.57 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 8950.95 metrekare, (M) harfi ile gösterilen 11868.21 metrekare, (N) harfi ile gösterilen 18425.06 metrekare ve (S) harfi ile gösterilen 23341.15 metrekare yüzölçümlü bölümlerin ayrı parsel numaraları verilerek tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (Z) harfi ile gösterilen 751036.18 metrekare yüzölçümlü bölümün ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davacılar …, …, …, … ile katılanlar … ve Esat … mirasçısı … Burhan … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden … ile … Burhan …’ın murisi Esat …’ın kendilerine verilen süre içerisinde katılma dilekçeleri harçlandırmadıkları dosya kapsamı ile anlaşılmış olup, buna göre davanın tarafı olmadıklarından temyiz inceleme istemlerinin REDDİNE,
2- Davacılar …, …, …, katılan … ve davalı Hazine’nin temyizlerine gelince, mahkemece, bir kısım davacı ve katılanlar yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki, dosyaya sunulan uzman fen bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmaz doğu, batı ve güney yönlerinden Dicle Nehrine sınır olduğu halde mahkemece yöntemince kıyı kenar çizgisi incelemesi yapılmamıştır. Yine, dosyaya sunulan uzman ziraatçi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın ekilip biçilmediği, yabancı otlarla kaplı olduğu belirtilmesine rağmen taşınmaz üzerinde tespit tarihinde tarımsal üretim yapılıp yapılmadığı teknik bulgulardan yararlanılmak suretiyle araştırılmamış, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının revizyon durumları sorularak gereği gibi uygulanmamış olduğundan yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından yapılıp kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi çalışması bulunup bulunmadığı sorulup saptandıktan sonra, varsa tüm dayanak belgeleri ve haritası dosya içine getirtilmeli, bir kısım davacı, davalı ve katılan tarafından dayanılan ve dosya içerisine alınan vergi kayıtlarına ait vergi defterleri getirtilerek birbirini teyit eden kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmalı, katılan …’un dayandığı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek, tapu kayıtlarının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği sorularak, varsa revizyon gördüğü parselin kadastro tespiti tutanağının onaylı sureti getirtilmeli, taşınmazın tespit günü itibariyle niteliğinin belirlenmesi ve bu konudaki yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenip değerlendirilmesi bakımından bölgeye ait en eski tarihli memleket haritası getirtildikten sonra tespit tarihi de dikkate alınarak; elverdiğince yaşlı kişilerden seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, içinde harita mühendisinin de olduğu üç kişiden oluşacak fen bilirkişi kurulu, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte öncelikle, varsa yetkili idari merciler tarafından yapılıp kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin belgeler ve haritası yöntemince jeolog bilirkişi ve fen bilirkişi kurulu tarafından yerine uygulanmalı, belge veya harita yoksa 28.11.1997 tarihli 5/3 sayılı İ.B.K uyarınca kıyı kenar çizgisi yöntemince belirlenmeli, jeolog bilirkişi kurulundan yapılan tespit ve değerlendirmeyi içerir, rapora eklenecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın 1957 yılından öncesine ait kullanım durumu, taşınmazın hangi bölümünün kim tarafından hangi tarihten itibaren kullanıldığı, kullanılan bölümler arasındaki sınırın neye göre belirlendiği, bu bölümün kimden kime kaldığı, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kayıt malikleri ile zilyetleri arasında akti veya irsi ilişki olup olmadığı sorulup saptanmalı, vergi kayıtları ile tapu kayıtları tüm tedavülleri ile uygulanarak kapsamları kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişilerce bilinemeyen mevki ve sınırların tespiti için hak iddia eden tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, vergi kayıtlarının mülkiyet belgesi olmadığı ve zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydının hukuken değeri olmadığı göz önüne alınmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tespit tarihindeki tarımsal niteliğini bildirir, eğim, toprak yapısı, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklar, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişi kurulundan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, gösterilen sınırlar işaretlenmiş, kadastro paftası ile yapılan uygulamaları çakıştırmalı şekilde gösteren, çekişmeli taşınmazın memleket haritasında ne olarak görüldüğünü açıklar, ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespit tarihine kadar 20 yıllık sürenin ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, taşınmaz üzerinde hak iddia eden davacı ve katılanların tespit günü itibarı ile mülkiyet haklarını ya da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluştuğunu kanıtlayıp kanıtlayamadıkları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre katılan …’in babası … oğlu … mirasçıları adına tescil isteminde bulunmuş olduğu göz ardı edilerek (D) harfi ile gösterilen bölümün müstakilen Şemsettin adına tescil edilmiş olması da isabetsiz olup, bir kısım davacılar, katılanlarla ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.