Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5104 E. 2010/17480 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5104
KARAR NO : 2010/17480
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İşbankası A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalılardan banka ile taşıt alımına yönelik 27.11.2008 tarihli tüketici kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede kredi ile satın alınacak araca, banka lehine rehin konulması hususunun kararlaştırıldığını, davaya konu kredi sözleşmesinin kendilerine boş olarak imzalatıldığını, sözleşme ve eklerinde bulunan kredinin kullanılacağı aracın özellikleri ile havale talimatına ilişkin olan bölümlerin banka yetkililerince sonradan doldurulduğunu, aracın satıcısı diğer davalı … Mot. … Ltd. Şti. tarafından davalı bankaya bir fatura fakslanarak erken ödeme için genel … taahhütnamesi başlıklı bir yazı ve havale talebiyle kredinin kendilerine ödenmesi için başvurulduğunu, araç üzerine rehin tesis edilmeksizin 27.11.2008 tarihinde bankaca 60.000.TL kredi bedelinin davalı şirkete ödendiğini, ne var ki satın alınan aracın davalı şirketçe kendilerine teslim edilmediğini, kredi bedelinin araç üzerinde rehin tesis edilmeksizin davalı satıcı şirkete ödenmesinde davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu ve basiretli tacirden beklenecek tarzda hareket etmediğinin açık olduğunu, bu nedenle bankanın da sorumlu olduğunu ileri sürerek davalı banka ile yapılan taşıt kredi sözleşmesinin iptaline, davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine, sözleşmenin iptaline yönelik talebin reddi halinde 60.000 YTL’nin 27.11.2008 tarihinden itibaren işleyen faiziyle beraber diğer davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2010/5104-17480
Davalı T…. Banka, davanın reddini dilemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bankanın kullandırdığı kredinin bağlı kredi olması nedeniyle 4077 Sayılı Yasanın 10. Maddesi uyarınca davacı bankanın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 27.11.2008 tarihli kredi sözleşmesinin iptaline, davacıların davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı T…. Bankası tarafından temyiz edilmiştir.
1-4077 Sayılı Yasanın 10/5 maddesi uyarınca, kredi veren kuruluşun verdiği kredinin bağlı kredi sayılabilmesi için, kredi verenin tüketici kredisini belirli marka, bir mal veya hizmet satın alması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi gerekir. Bu koşulları taşımayan tüketici kredisinin bağlı kredi olarak kabulü olanaksızdır. Davacı …’nın araç satın almada kullanmak üzere davalı bankadan kredi kullandığı sabittir. Davacı ile davalı arasında yapılan kredi sözleşmesinde satın alınacak malın herhangi bir özelliği belirtilmediği gibi, satıcı ismi de belirtilmemiştir. Kredi tutarı davacının havale talimatı üzerine diğer davalı şirketin hesabına aktarılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı bankanın davacıya kullandırdığı kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek T…. Bankası hakkındaki davanın reddi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.