YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3033
KARAR NO : 2012/736
KARAR TARİHİ : 03.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, 411 ada 6 parsel sayılı 355,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edileek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar … ve … aleyhine Akseki Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan muvazaalı satışın iptali ve terekeye iade davası, çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro mahkemesinde dava dosyası ile çekişmeli parsel tutanağı birleştirilerek yapılan yargılama sırasında, … adına tespit edilen 411 ada 5 parsel sayılı taşınmazın da aktarılan dava kapsamında olduğu anlaşıldığından bu parsel de davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulüne, çekişmeli 411 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Akseki Sulh Hukuk Mahkemesine açtığı davada, çekişmeli taşınmazların öncesinin murisleri …’a ait olduğunu, murisin ölümünden önce çekişmeli taşınmazın bir kısmını 29.08.2001 tarihli senetle …’e, 2002 yılında ise diğer kısmını …’a satışının gerçek bir satış olmadığını, mirasçılardan mal kaçırmak için satış gibi gösterildiğini iddia etmiştir. Taraflar arasında, çekişmeli taşınmazların öncesinin …’a ait bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Çekişme, muris tarafından davalılara yapılan satışların hukuken geçerli olup olmadığı, zilyetliklerinin geçerli şekilde davalılara intikal edip etmediği hususlarındadır. Ne var ki, mahkemece bu hususta yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece, 29.08.2001 ve 02.11.2001 tarihli senetlerde isimleri yazılı tüm tanıklar dinlenmemiş, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için mahkemece, mahallinde, taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız ve ehil kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, dinlenmeyen senet tanıkları ile 13.09.2001 tarihli tasdikte imzası bulunan Belediye Başkanı ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan, murisin çekişmeli taşınmazı davalılara satıp atmadığı, satışın muvazaalı olup olmadığı ve taşınmazların zilyetliklerinin davalılara teslim edilip edilmediği hususlarında olaylara dayalı yarıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeye çalışılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.