Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6201 E. 2012/1074 K. 10.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6201
KARAR NO : 2012/1074
KARAR TARİHİ : 10.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 53 parsel sayılı 1993,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, rızai taksim, bağış ve satın alma nedenleriyle davalı … adına, 131 ada 54 parsel sayılı 87,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle davalı … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, bağışa dayanarak, taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların …terekesinin paylaşılması sonucu davalılara kaldığı, fiili kullanımın da buna uygun olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların öncesinin ortak miras bırakan ……’e ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar mirasçıları arasında yapılan paylaşmaya tüm mirasçılar katılmamış ise de, paylaşmaya katılmayan …. ve …’ın daha sonra, kendilerine verilen taşınmazları sahiplenmek suretiyle paylaşmayı benimsedikleri, bu çerçevede dava dışı 131 ada 61 parsel sayılı taşınmazın da davacı …’ın miras payına isabet edip, tespitinin kesinleştiği anlaşıldığına göre ortak miras bırakan …terekesinin paylaşıldığının kabulü zorunludur. Esasen, bu yön mahkemenin de kabulünde olup, paylaşmada eşitlik zorunluluğu bulunmamasına ve davacının temyiz dilekçesi içeriği ile de kısmen paylaşmanın varlığının kabul edilmiş olmasına göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava konusu taşınmazlar ile dava dışı bir kısım taşınmazların becayişine (trampasına) ilişkin bir kısım beyanlara dayalı olarak çekişmeli taşınmazların taksim sınırlarına uygun şekilde kullanıldığı kabul edilmiş ise de, bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında bu konuda mevcut çelişkiler giderilmemiş, hangi taşınmazların trampa edildiği açıkça belirlenmemiş; kimin ne kadar süre ile hangi bölümde zilyet olduğu konusundaki tereddüt ile yerel bilirkişilerin buna ilişkin beyanları ile aradaki çelişki de giderilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmazların bulunduğu 131 adada yer alan taşınmazlar hakkında İsmail Hakkı … mirasçıları tarafından benzer nedenle açılan dava dosyaları birlikte değerlendirilerek, gerektiğinde birleştirilmek suretiyle, aynı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların fiilen hangi mirasçı tarafından, ne kadar süre ile, neye dayalı olarak kullanıldığı belirlenmeli; beyanlar arasındaki çelişki yöntemine uygun şekilde giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 10.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.