Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/713 E. 2011/774 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/713
KARAR NO : 2011/774
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 134 ada 9, 10 parsel sayılı 3007.63, 3383.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, irsen intikal, taksim, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle davalı adına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilemeyecekleri iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tespitte uygulanan davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı mera ya da orman arazisi olmayıp tarım arazisi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlara tespitte uygulanan ve 12.2.1931 tarih 2 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmaktadır. Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı yönünde mahkemenin kabulü doğrudur. Uyuşmazlık, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Taşınmazların sınırında bulunan 138 ada 2 parsel sayılı taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmış olup, 138 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tespitine karşı dava açılmış olup, davanın mahkemenin 2007/332 esas sayılı dava dosyası ile derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu parsel mera olarak sınırlandırılan bu taşınmaza sınır bulunduğu halde yöntemincc mera araştırması yapılmamış, 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı araştırılmamış, mahkemenin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmemiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporu soyut nitelikte ve taşınmazların öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazların sınırındaki 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parsellerin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatçi bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazların keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazı birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de göz önüne alınmalı, komşu 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadim mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde, çekişmeli taşınmazların meradan açılıp açılmadığı, taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.