YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5237
KARAR NO : 2021/14998
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ve feri müdahil Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde aylık 4.000,00 TL. ücretle genel müdür olarak 01.05.2016 – 05.06.2010 arası çalışmasına rağmen kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı ve feri müdahil kurum davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“… T.C.kimlik ve … s.s. numaralı davacı …’nun, davalı işveren …’e ait … sicil sayılı işyerinde; … tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 35 gün çalıştığı, 35 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… 1.İş Mahkemesi’nin iii tarih, … Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 36.maddesi ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 356/2.maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri müdahil Kurum vekili; davacıyla davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdi mi istisna akdimi olduğunun aydınlatılamadığı, bir kısım tanıkların davacının kendi nam ve hesabına çalıştığını beyan etmelerine rağmen sadece davacı lehine olan tanık beyanlarına itibar edildiği,
Davalı vekili; davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı, işyerindeki kapalı devre kamera sistemin bakım ve onarımı için geldiği, hizmeti karşılığında bedelini alıp gittiği, zaten davacının piyasada bu işleri yaptığı, ihtiyaç üzerine çağrıldığında iş yapan biri olduğu, tanıkların da bu durumu onayladığı, hizmet akdinin zaman ve bağımlılık unsurlarının davacı ile davalı arasında oluşmadığı ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerinin tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, işin niteliği, sürekli veya sezonluk nitelikte olup olmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Dosya kapsamından; davacının davaya konu dönem öncesinde kendi nam ve hesabına elektronik ve kamera tamir işleriye uğraştığı, davalı adına da dava konusu dönem içerisinde …tarihlerinde kayıt cihazı ve kameralara ait tamir belgeleri düzenlediği, 35 günlük çalışması olduğu iddiası karşısında 3-5 ay çalıştığını beyan eden tanık beyanları esas alınarak karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece talebe uymayan tanık beyanlarındaki çelişkiler giderilmeli, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet akdinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
O halde, davalı ve feri müdahil kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.