YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28369
KARAR NO : 2022/3824
KARAR TARİHİ : 08.02.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarihli, … karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırları içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceği, somut olayda, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi aleyhe olup, suçun yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirmenin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu ve hükmün temyiz edilebilir bulunduğu anlaşılmakla, yerel Mahkemenin tehdit suçundan verilen kararın miktar yönünden kesin olduğundan temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak, dosya görüşüldü:
Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-Sanığın aralarında alacak verecek meselesi olan katılana yönelik “enişteme olan borcunu öde, parayı vereceksin, ben parayı almadan gitmem, parayı vermezsen dükkanın camını çerçevesini kırarım, seni burada çalıştırmam” şeklinde sözler söylediğinin kabul edildiği olayda, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-Kabule göre de;
1-Sanık hakkında tehdit (106/1-1. cümle) suçundan kamu davası açıldığı, bu tarihte TCK’nın 106/1-1. cümlesine uyan tehdit eyleminin uzlaşma kapsamında olmadığı, kovuşturma aşamasında ise, sanığın tehdit eyleminin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmiş olması karşısında; sanığa yükletilen katılana yönelik tehdit suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-1 nolu bozma sebebinin sonucuna göre uzlaşma sağlanamaması halinde;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin … tarihli ve …Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak başka yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.