Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/3302 E. 2011/5834 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3302
KARAR NO : 2011/5834
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davacının uzun süredir davalıya ait iş yerinde çalıştığını, iş akdinin yöneticilerinin haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli davranışları nedeniyle feshedildiğini, davalı şirketin davacıdan savunma almadığını, performansının düşük olduğu gerekçe gösterilerek feshin gerçekleştiğini, davacıya çalışması için başka bir pozisyon da önerilmediğini, bu sebeplerle feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren ise; davacının iş akdinin 08.09.2010 tarihinde tebliğ edilen fesih bildirimi ile sergilemesi gereken performansın çok altında bir performans sergilediği, uzun zamandır üzerine düşen görevleri tam ve zamanında yerine getirmediği, sık sık müşteri şikayetleri alınmaya başlandığı gerekçelerine dayanarak, iş sözleşmesinin İş Kanununun 25.maddesi çerçevesinde feshedildiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacıya fesih bildiriminin 08.09.2010 tarihinde yapıldığı iddiasının davalı tarafından ispat edilemediği, dolayısıyla davanın 1 aylık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının iş akdi feshedildikten sonra kendisine kıdem tazminatı ödendiği, iş akdi feshedilen davacıya kıdem tazminatının ödenmesi ile davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği haklı fesih iddiasının çelişeceği, kaldı ki; davacıya bildirilen fesih bildiriminde iş sözleşmesinin İş Kanunun 17 ve 18.maddeleri gereğince feshedildiğinin belirtildiği, bu sebeple davalı vekilinin haklı fesih iddiası üzerinde durulamayacağı, davacıdan savunma almadan davranışları ve verimi ile ilgili iş akdinin feshedilmesinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının iş sözleşmesi davalı tarafından önelli olarak feshedilmiştir. Dosyada mevcut fesih bildirimine ilişkin yazı 08.09.2010 tarihli olup, bu yazının altında davacının yazıyı teslim aldığına dair beyanı ve imzası mevcuttur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesine göre işe iade davasının fesih bildirim tarihinden itibaren 1 ay içinde açılması gerekmekte olup, yasada öngörülen bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir.
Davacı fesih bildirim tarihindeki tarihe göre bildirimin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayan 1 aylık süre geçtikten sonra davayı 02.12.2010 tarihinde açmıştır.
Her ne kadar davacı fesih bildirim yazısının iş ilişkisinin kesilerek işten çıkartıldığı tarihte düzenlenip imzalatıldığını, geçmiş tarihli belge düzenlendiğini iddia etmiş ise de, fesih bildiriminin yapıldığı 08.09.2010 tarihli yazının altına farklı bir tarih belirtmemiştir. Davacının işyerinde uzun yıllardır yöneticilik yaptığı dikkate alındığında fesih bildirim yazısındaki tarih davacıyı bağlar ve bunun aksini ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Davacı fesih bildirim tarihinin aksini kanıtlamış değildir. Hal böyle olunca hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabule karar verilmesi hatalı olmuş ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:
1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kesin olarak 24/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.