YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/980
KARAR NO : 2011/5909
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, şirketin ekonomik kriz nedeniyle üç sene içinde zarar etmesi sebebiyle bölge ofislerinin satış ekiplerinin tasfiyesine karar verildiğini, davacının çalıştığı Kadıköy şubesinin kapatıldığını, iş akdinin iş yeri ve işletme gerekleri nedeniyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 29.01.2010 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 01.12.2006-14.08.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde Bireysel Satış Temsilcisi olarak çalıştığı, iş akdinin 14.08.2009 tarihli fesih bildirimi ile, Şirketin zarar ettiği, 2009 yılındaki ekonomik kriz ile zararın arttığı, zararın giderilmesi için bir kısım tedbirler alındığı, tedbirlerin etkili olmadığı,şirketin zarar ederek faaliyetine devam etmesinin beklenemeyeceği, bu yönde Yönetim kurulunca, şirketin bölge ofislerinin kapatılmasına ve direk satış ekibinin tasfiyesi ile merkez ofiste yer alan operasyonların da küçültülmesine karar verildiği, belirtilerek işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklanan ekonomik sebeblere dayanılarak 4857 sayılı Yasanın 18/1. maddesince 14.08.2009 tarihi itibariyle feshedildiği, 13.08.2009 tarihli yönetim kurulu kararında, 2006, 2007 ve 2008 bilançolarına göre şirketin zarar ettiği, 2009 yılı ilk üç aylık süre içinde de şirketin zarar ettiği, zararı azaltmak için tedbirler öngörüldüğü bu çerçevede şirket çalışanlarının işten çıkarılmaması için masrafların azaltılması ve satışların artırılması için tedbirler alındığı, tüm personel maaşlarının %10 indirildiği, bu tedbirlerin satışların yükselmesini sağlayamadığı ve gelirler ile giderler arasındaki dengesizliği düzeltmediği, bu nedenle yeni bir stratejinin ve çalışma modelinin kurulması gerektiğinin anlaşıldığı açıklanarak, Şirketin küçülmesine, gelir gider dengesi bakımından büyük açığa yol açan Ankara, İzmir, Adana, Bursa ve… Bölge ve Kadıköy şubelerinin kapatılmasına, Ankara da 2 kişi dışında bu şubelerde çalışan tüm personelin iş ekdinin feshedilmesine karar verildiği, bu karar gereğince Şirketin Bursa, …, Kadıköy, Ankara, İzmir, Adana şubelerinin kapatıldığı, kapatmaların ticaret sicil müdürlüğüne bildirildiği, ekonomik krizin aşılması yönünde işverence, 44 işçinin maaşlarının muvafakatları 01.01.2009 tarihinden itibaren indirildiği, Şirket masraflarının azaltıldığı, Teknik Operasyon bölümüne, risk analiz yetkilisi ve yetkili sıfatıyla 2 kişinin işe alındığı, satış bölümüne işçi alınmadığı, Hazine Müsteşarlığının 10.07.2009 tarihli yazısında, şirketin giderlerini kısma yönünde tedbirler alması gerektiği ve 01.01.2009 ile 31.03.2009 tarihleri arasındaki dönemde 1.789.298,00 TL zarar ettiğinin saptandığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalı şirketin ekonomik yönden zarar ettiği, zararın azaltıması yönünde organizasyon değişikliği yapıldığı, yapılan değişikliğin tutarlı şekilde uygulandığı, kapatılan satış bölümüne yeni işçi alımı yapılmadığı, ekonomik krizin aşılması için gerekli önlemlerin alınmasına rağmen zararın engellenemediği bu durumda feshin son çare olma ilkesine de uyulduğunun kabul edilmesi gerektiği dikkate alındığında iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 711,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.