Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/11398 E. 2013/5121 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11398
KARAR NO : 2013/5121
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat……. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait işyerinde 19.05.1998-18.04.2007 tarihleri arasında çalıştığını, işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, bu çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, mağaza müdürü olarak görev yapan davacının üst düzey yönetici olması sebebi ile çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, bu sebeple fazla çalışma ücret alacağı talep edemeyeceğini, ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarının davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, ulusal bayram genel tatil günlerinde gerçekleşen çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödendiği, bu hususun işveren tarafından ibraz edilen ibraname ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
./..

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacının 19.05.1998-31.08.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerlerinde mağaza müdür yardımcısı sıfatı ile çalıştığı ve bu dönemde çalışma saatleri konusunda aynı yerde kendisine görev ve talimat veren başka yöneticilerin bulunduğu dosya içerisindeki belgeler ile sabittir.
01.09.2006-18.04.2007 tarihleri arasında davacı her ne kadar davalı şirketin Karabük mağazasında fiilen mağaza müdürü olarak çalışmıştır. Davacının çalıştığı sektörde özellikle marketler zinciri şeklindeki işyerlerinde çok kademeli yöneticilik sistemi uygulanmaktadır. Bu tür işyerlerinde davacı konumundaki mağaza müdürleri, bölge müdürlerine bağlı olarak çalışmakta ve onların denetimine tabi tutulmaktadır. Bu durumda, davacının çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirleyen üst düzey yönetici olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkeme tarafından, davacı tanıklarının çalışma düzeni ve haftalık çalışma saatlerine ilişkin hesaplamaya elverişli beyanlarının bulunmadığı gerekçesi ile davacının fazla çalışma iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiş ise de, talimat yolu ile bilgilerine başvurulan bu tanıkların, davacı ile birlikte çalıştıkları dönemde işyerinde haftada kaç gün ve hangi saatler arasında mesai yapıldığı, mağazanını açılış kapanış saatleri arasında davacının fiilen işyerinde çalışıp çalışmadığı gibi hususlarda ayrıntılı beyanlarının alınmadığı anlaşılmaktadır. Tanıkların, davacı ile birlikte gerçekleşen çalışma dönemleri yönünden işyerindeki çalışma düzeni ve günlük ve haftalık çalışma saatlerine ilişkin ayrıntılı bilgileri tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

K.A