YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10046
KARAR NO : 2013/12006
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalılardan PTT’nin üst işveren olduğu işyerinde posta dağıtım görevlisi olarak işe başladığını, 30.09.2011 tarihinde işi ile alakalı olmayan bir sebeple tutuklandığını ve ilgili birimlerce tutuklandığı yönünüdeki bilginin davalılara tebliğ edildiğini, 02.10.2011 tarihinde davalı şirket tarafından istifa nedeni ile iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe iade edilmeme halinde boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı PTT vekili, diğer davalı firma ile müvekkili kurum arasında tekel dışı posta maddelerinin kabulü, sevki ve dağıtımına dair akdedilen 21.03.2011 tarihli sözleşme uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış nedeni olarak işçinin istifası gösterildiğini, işçinin iş sözleşmesinin feshedildiğine dair müvekkili kuruma herhangi bir bilgi verilmediğini, ancak davacının 30.09.2011,01.10.2011 tarihlerinde işe gelmediğinin bilgisinin bulunduğunu, davacı 30.09.2011-26.12.2011 tarihleri arasında tutuklu olduğunu belirtmiş ise de İK’nun 17. maddesinde belirtilen mehil süresinin 2-8 hafta arasında düzenlendiğini, davacının tutukluluk nedeniyle devamsızlığı en uzun ihbar müddetini dahil geçtiğinden dolayı işverenin haklı fesih hakkı bulunduğunu, mübrez sözleşme, şartnameler doğrultusunda mevcut taleplerin muhatabının diğer davalı şirket olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Üm-Ka İnş. Eml. Tur. Posta Dağ. Kar. San. Ltd. Şti.’ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin işçinin istifası nedeni ile feshedildiğinin kuruma bildirilmesine rağmen sözlü veya yazılı istifa ettiğine dair herhangi bir delil ibraz edilemediği, işverenin kuruma bildirdiği iş sözleşmesinin feshine bağlı olup, iş sözleşmesinin fesih nedeninin değiştirilmesinin mümkün olmadığı gibi devamsızlık tutanakları ibraz edilerek devamsızlık nedeni ile feshedildiğine dair delil de ibraz edilemediği ve davacının iş sözleşmesinin işçinin istifası veya usulünce geçerli veya haklı nedenle fesih edildiğinin işverenlerce kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacı işçinin davalı alt işveren Üm-Ka İnş. Eml. Tur. Posta Dağ. Kar. San. Ltd. Şti.’deki işine iadesine, mali sonuçlardan her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karar davalılardan PTT vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalılardan PTT ile diğer davalı firma arasında tekel dışı posta maddelerinin kabulü, sevki ve dağıtımına dair sözleşme imzalandığı ve davacının da alt işveren olan davalı Üm-Ka …Ltd. Şti. işçisi olarak çalıştığı sırada İstanbul C.Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 30.09.2011 tarihinde gözaltına alındığı ve 01.10.2011 tarihinde tutuklandığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı şirket tarafından davacının iş sözleşmesi 02.10.2011 tarihinde feshedilmiş ve SGK’na gönderilen iş ayrılma bildirgesinde davacının istifası ile iş sözleşmesinin sona erdiği bildirilmiştir. Davacı işçiye yapılan bildirim tarihine göre süresinde açıldığı anlaşılan işe iade davasının yapılan yargılaması neticesinde davacının davalı şirket nezdinde işe iadesine ve mali sonuçlardan her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Karar davalı PTT vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının söz konusu davranışları fesih için geçerli neden teşkil etmekte ise de davacının gerçek işvereni olan davalı şirketin feshin geçersizliğine ilişkin mahkeme kararını temyiz etmemesi karşısında bu husus inceleme dışı kalmıştır. Ne var ki, asıl işverenin müteselsil sorumluluğu, İş Kanunundan, bireysel veya toplu iş sözleşmesinden doğan haklar bakımındandır. Somut olayda alt işverenin mahkeme kararını temyiz etmemesinden doğan bir hak söz konusu olup, bu durumda kararı temyiz eden asıl işverenin sorumluluğundan söz edilemez. Gerçekten, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 144. maddesine göre “Hilafına mukavele olmadıkça müteselsil borçlulardan biri kendi fiili ile diğer borçluların vaziyetlerini ağırlaştıramaz”. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 165. maddesi de aynı hükmü ihtiva etmektedir. Şu halde mahkemece feshin geçersizliğine ilişkin mahkemece verilen kararın mali sonuçlarından davalı asıl işveren sorumlu tutulamayacağından, karar bu nedenle bozulmalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, Davacının davalı Üm-Ka İnş. Eml. Tur. Posta Dağ. Kar. San. Ltd. Şti. nezdinde işe iadesine,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalı şirketçe ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş (5) aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört (4) aylık ücret ve diğer haklarının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tesptine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 538,60 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 23.05.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 23.05.2013