YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2403
KARAR NO : 2010/2411
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, içme suyu tesisatının malzeme teslimi ve montaj işinden kaynaklanan fazla imalât bedelinin tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, fazla imalât bulunmadığı gibi ayrıca sözleşme yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 09.10.2006 tarihli sözleşmeyle davacı, hazırlanan projeye uygun içme suyu borularının teslim ve montaj işini yükümlenmiş, sözleşme bedeli ekli proforma faturadaki 96.987,21 TL olarak kararlaştırılmıştır. Davacının düzenlediği 22.11.2006 tarihli fatura uyarınca kendisine 90.648,48 TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, bunun dışında kalan 22.12.2006 tarihli 15.194,32 TL bedelli faturadan kaynaklanmaktadır. Davacı, bu fatura kapsamında yaptığı fazla işler bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı da bu işlerin yapılmadığını savunmuştur. Tarafların imzaladığı işçilik tespit tutanaklarında imalât miktarları belirtilmiş, davalı bu belgelere itiraz etmemiştir. Kural olarak yüklenici davacı, fazla imalât yaptığını kanıtlamakla yükümlüdür. Bunun için de mahallinde keşif yapılarak, fazla imalâtın bilirkişice saptanmasını istemiştir. Mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadan dava reddedilmiştir. Sözleşme dışında fazla imalât var ise davalı yararına olması ve kullanılması durumunda usule uygun ihale olmasa dahi davacı bedelini isteyebilir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davalıda mevcut projelerle, ihale dosyası getirtilerek uzman bilirkişi aracılığıyla mahallinde keşif yapılması, bedeli ödenen dışında davacının yaptığı fazla imalât ve malzeme bulunduğu takdirde, bunların tutarı Borçlar Kanunu’nun 413. maddesi uyarınca, yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplatılıp, hüküm altına alınmasından, işlerin sözleşme kapsamında bulunduğunun anlaşılması durumunda, şimdiki gibi davayı reddetmekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.