YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4801
KARAR NO : 2011/9033
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının 09.04.2010 tarihli dilekçesi ile kendi isteği üzerine iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacıya yasal haklarının iyiniyetle ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı işverenin, fesih sebebini açık ve kesin şekilde bildirmediği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde dayandığı davacının kendi isteğiyle iş akdini feshettiği şeklindeki savunmasının fesih bildiriminde yer almadığı, bu haliyle fesih bildiriminin İş Kanununun 19. maddesine aykırı şekilde gerçekleştirildiğinden iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçi tarafından işverene verilen 09.04.2010 tarihli dilekçede “temizlik işleri müdürlüğüne bağlı cenaze hizmetlerinde işçi olarak çalışmaktayım. Ekonomik yönden bazı sıkıntılar yaşadığımdan almış olduğum banka kredileri ile diğer borçlarımı ödeyemedim. Bu nedenle gerek kendim gerek ailem son dönemde büyük maddi sıkıntıya düşmüş bulunmaktayız. Açıkladığım nedenle belediyedeki görevimden yasal haklarım tarafıma ödendiği takdirde kendi isteğim ile ayrılmak istiyorum. Ayrılma talebim kabul edilip, yasal haklarım tarafıma ödendiği takdirde belediyenizden herhangi bir hak talep etmeyeceğimi ve dava açmayacağımı kabul ve taahhüt ederim” şeklinde ifadelerde bulunmak suretiyle iş sözleşmesinin feshedilmesini istediği, davalı işverence de ihbar ve kıdem tazminatının ödenerek iş sözleşmesinin sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçi, sözü edilen dilekçeyi baskı altında verdiğini kanıtlamış değildir. Söz konusu dilekçedeki ifadeler istifa olarak yorumlanmasa bile, davalı işverence iş sözleşmesinin feshi davacının isteği üzerine gerçekleşmiş olup, bu durumda feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 25.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.