YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1629
KARAR NO : 2010/3394
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, turizm projeleri hizmet sözleşmelerinden kalan alacağın ödenmesi istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı sözleşme hükümlerine uymayan davacının bedele hak kazanmadığını, kaldı ki kırtasiye için bedel ödenmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 15.05.2006 tarihli üç ayrı sözleşme ile davacı AB destekli gençlik merkezi, kiraz yetiştiriciliği eğitimi ile kanalizasyon ve arıtma yapımı projesini hazırlamayı yükümlenmiştir. Bu sözleşmeler uyarınca edimini yerine getirdiği iddiası ile kararlaştırılan bedelin ödenmesini istemiş, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanlığı’na ait 17.07.2006, 19.07.2006 tarihli projelerin teslimine ilişkin makbuzlara dayanmıştır. Anılan Başkanlıktan gelen cevabi yazıda, başvurunun yapıldığı ancak hibe alınmaya hak kazanılamadığı bildirilmiştir. Bu haliyle davacının yaptığı hizmetlere ilişkin belgelerin idareye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde kanıtlanamadığı belirtilmiş ise de davalı da kanalizasyon işinin yapıldığını, bedelinin de ödendiğini kabul etmiştir. Dosyada mevcut deliller karşısında bilirkişice yapılan inceleme yetersiz olup hükme esas alınamaz. O halde mahkemece yapılması gereken iş MFİB’den LDI-500, SSI-338, LDI-494 nolu belgeler teslim edilenler getirilerek yeniden seçilecek uzman bilirkişiye incelettirilmeli, sözleşme kapsamında davacının bedele hak kazanıp kazanmadığı ve ne kadar bedel hak kazandığı saptanmalı, bundan davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek sonucuna göre hükme varılmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yargılamada davalı taraf vekille temsil olunmadığı halde ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.