Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4878 E. 2010/5407 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4878
KARAR NO : 2010/5407
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalı …’ye ait arsa üzerine diğer davalı kooperatif tarafından yapılan inşaattan davacı … ve …’ın birer adet, davacı …’ün ise 7 adet daireyi davalı …’den satın aldıklarını, diğer davalının inşaatı sözleşmesine uygun biçimde tamamlamadığını, eksik ve ayıplı imalatların mevcut olduğunu ileri sürerek toplam 45.770,13 YTL’nin en yüksek faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde; davacılar … ve …’ın müvekkilinin halefi sıfatıyla dava açtıklarını, husumetin davalı kooperatife yöneltilmesi gerektiğini, diğer davacı …’ün ise 7 adet daireyi mevcut haliyle kendisinden satın aldığını savunmuş, diğer davalı kooperatif vekili ise cevap dilekçesinde zaman aşımı def’iyle beraber inşaatın teslim edildiğini ve böylece ibra edildiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosyada mevcut delillere ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak ve her iki davalıya da husumetin düştüğü kabul edilerek, açılan davanın kısmen kabulüne, belirlenen alacağın her iki davalıdan müştereken ve mütesessilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacılar ile davalı kooperatif arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davacılar; her iki davalı arasında imzalanan adi yazılı gayrimenkul satış vaadi ve daire karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı kooperatif tarafından davalı …’ye ait arsa üzerine inşaa olunan yapıdan daire satın almışlardır. Dava konusu daireleri davacılara satan arsa sahibi davalı … olup, kooperatifin bu kişilerle akdi ilişkisi bulunmamaktadır.
Davalı … 20.02.2006 tarihli cevap dilekçesinde davacılardan … ile …’a daire sattığını ve bu kişilerin kooperatif ile arasındaki sözleşmeden doğan haklara halef olduğunu kabul etmiştir. Bu durumda halefiyet nedeniyle dava açıldığı kabul edilerek davacılar … ile …’ın açtığı davada davalı … yönünden davanın husumet nedeniyle reddine alacağın davalı kooperatiften tahsiline karar verilmelidir.
Davacı … tarafından açılan davada ise bu kişi ile davalı kooperatif arasında akdi ilişki bulunmayıp, Ümmügülsüm dava konusu dairelerin tamamını davalı …’den satın aldığından ve kural olarak bu dairelerin de davalılar arasında imzalanan sözleşme uyarınca tamamlanıp teslim edilmesi gerektiğinden esasen, 16.08.1995 tarihinde bu davacıyla davalı … arasında imzalanan protokolde de inşaat sözleşmesine atıf yapılmış bulunduğundan davacı lehine hükümolunan eksik ve ayıplı imalâtın bedelinin cevap dilekçesinde sözleşmeden doğan haklarını davacı …’e temlik ettiğini ileri sürmeyen davalı satıcı …’den tahsiline karar verilmeli, davalı kooperatif hakkında açılan davanın ise reddedilmesi gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde her iki davalıdan müteselsilen tahsil kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.