Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3715 E. 2010/5451 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3715
KARAR NO : 2010/5451
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 6183 Sayılı Yasa’nın 79. maddesi uyarınca vergi borçlusunun davalı şirketten olan alacağının haciz ihbarnamesine rağmen borçluya ödenmesi nedeniyle dava dışı … Şti.nin vergi borçlarından kaynaklanan alacağının davalıdan tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı borçlu olmadığı gibi aksine kendilerinin alacaklı durumunda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, vergi borçlusu ile davacının yeniden yapılandırma sonucu taksite bağlanan borçlarının büyük bölümünün davacıya ödemesi nedeniyle aynı borcun yeniden davalıdan istenemeyeceği belirtilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 6183 Sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanmıştır. Davacının, dava dışı … Ltd.Şti.den olan alacağına ilişkin haciz bildirisi 27.09.2007 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı borcu olmadığını, alacağı bulunduğunu belirterek haciz bildirimine 03.10.2007 tarihinde itiraz etmiş, 24.09.2008 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde 21.11.2008 tarihinde vergi borçlusuyla varılan anlaşmaya göre, borcun taksite bağlandığı belirtilmekle yetinilmiş, yeniden yapılandırma tarihinden önce borçlu … Şti.nin davalıdan alacağının tahakkuk edip etmediği hususu açıklığa kavuşturulmuş değildir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, yeniden atanacak bilirkişi kurulundan haciz bildiriminin tebliğinden sonra davalının vergi borçlusuna ödeme yapıp yapmadığı, vergi borçlusunun davalıdan ne miktar alacaklı olduğu belirlenerek böylece davanın açılmasına sebebiyet veren taraf saptanmalı, sonucuna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumluluk belirlenip hüküm kurulmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddi doğru bulunmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.