YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3065
KARAR NO : 2010/3407
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup, davacı yüklenici davalı arsa sahibidir. Davacı davasında sözleşme uyarınca kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptâli ve adına tescili ile arsa sahibinin tevhide yanaşmaması sonucu uğranılan zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Tekirdağ 2. Noterliğince düzenleme şeklinde yapılan 30.07.1998 gün ve 12462 yevmiye nolu sözleşmede arsa sahibi olarak davalı ile dava dışı … ve yüklenici olarak da davacı şirket yer almıştır. Dava konusu taşınmazda henüz kat irtifakı tesis edilmemiş olup, iptâl ve tescil talep edilen bağımsız bölümler de sadece aleyhine dava açılan Nihal adına da tapuda kayıtlı değildir. Yüklenicinin sözleşme gereği kararlaştırılan bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahiplerine karşı edimini yerine getirdiğini kanıtlamak zorunda olup bunun tesbit ve değerlendirilebilmesi için diğer arsa sahibi Recep’in de davada yer alması gerekir. Bu durumda mahkemece öncelikle …’ün davaya katılması sağlanarak taraf teşkili yapıldıktan sonra işin esası incelenmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin bulunan taraf teşkili hususu gözden kaçırılarak davaya devam edilerek esas hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri taraflara karşılıklı borçlar yükleyen tam iki yanlı sözleşmelerdendir. Yüklenicinin bu sözleşme uyarınca kararlaştırılan tapu payına hak kazanabilmesi için; inşaatı sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kaidelerine, tasdikli projesi ve ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine ait bağımsız bölümleri teslim etmesi gerekir. Somut olayda, bu yönde herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle …’ün davaya katılması sağlanarak taraf teşkilinin tamamlattırılması, ilgili belediye’den dava konusu inşaat ile ilgili işlem dosyası, inşaat ruhsatı ve tasdikli projesi getirtilip imar durumu da araştırıldıktan sonra konusunda uzman bilirkişiler kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak yanlar arasında daha önce görülen Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/58 Esas, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/224 Esas, Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/240 Esas sayılı dosyasındaki bilgilerde değerlendirilerek inşaatın yasal olup olmadığının, yasal değilse yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı, kesinleşen dosyalardaki eksik ve kusurlu işler bedeli ile gecikme tazminat miktarlarının arsa sahibine ödenip ödenmediğinin araştırılması, inşaat yasal olmayıp yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde davacı yükleniciye bu konuda ve iskân masrafları sözleşmeye göre kendisine ait olduğundan yapı kullanma izin belgesi olmak üzere yetki ve süre verilerek eksik, kusurlu işler bedeli, gecikme tazminatı ödenmemişse bunların miktarları ile yüklenicinin sözleşme gereği sorumlu olduğu diğer tazminatları ve iskân ruhsatı alınmazsa bunun alınması için gerekli masrafları karşılayacak miktarda bağımsız bölümün arsa sahipleri üzerinde teminat olarak bırakılıp, kalan bağımsız bölümlerin kat irtifakına esas arsa payları belirlenerek bunlarla ilgili tapu kaydının iptâli ve tesciline karar vermek olmalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.