YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8721
KARAR NO : 2010/9633
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, Büyükçekmece 410 ada, (1) parselde bulunan 2. kat 5 no’lu meskenin, birbirini takip eden sahipleri olduğunu, dairenin ilk sahibi olan davacılardan … adına davalı … ile abonelik sözleşmesi yapılmışsa da, dairede her iki davacının da oturmadığını, aboneliğin tesis edildiği tarihten itibaren davalı …’nun dairede oturmuş olması nedeniyle, aboneliğe tahakkuk ettirilen borçlardan da adı geçen kişinin sorumlu olması gerektiğini, öte yandan faturaların ödenmemesi durumunda davalı …’ın elektriğin verilmesini durdurması gerektiği halde böyle bir işlemin de yapılmadığını ileri sürerek, abonelik nedeniyle tahakkuk ettirilen elektrik bedellerinden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı …, abonelik sözleşmesi bulunan davacılardan …’ın, aboneliğin devam ettiği süre içinde kullanılan elektrik bedellerinden sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacı … ‘ün borçlu olmadığının tespitine, davacı …’ın ise, dava konusu ödenmeyen ilk iki fatura dışındaki faturalar nedeniyle davalı …’a borçlu olmadığının tespitine, İlk iki fatura bedelinin, davalı … …’ndan alınarak davacı …’a ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacılardan … ile davalı şirket
2010/8721-9633
arasında imzalanan abonelik sözleşmesi gereğince, davalı … tarafından tahakkuk ettirilen elektrik bedellerinden her iki davacının da borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup,
HUMK.nun 388/son maddesi gereğince, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Temyize konu davada, kararın hüküm kısmında, “davacılardan …’ın dava konusu ödenmeyen ilk iki fatura dışındaki faturalar nedeniyle davalı …’a borçlu olmadığının tespitine, İlk iki fatura bedelinin, davalı … …’ndan alınarak davacı …’a ödenmesine” şeklinde karar verilmişse de, …’ın davalı Bedaşa’a borçlu olduğu ve diğer davalı …’ndan tahsiline karar verilen ilk iki fatura bedelinin ve borçlu olmadığının tespitine karar verilen diğer fatura bedellerinin ne olduğu belirtilmediği gibi, kararın gerekçesinden de anlaşılamamaktadır. Karar bu haliyle infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. O halde mahkemece, her bir davacının, borçlu olduğu ve olmadığı fatura bedellerinin miktarları da ayrı ayrı belirtilerek, az yukarda açıklanan yasa hükmüne uygun ve infazda tereddüte yol açmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA. (2) numaralı bent gereğince davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 73,90 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı …’na iadesine, 65,30 TL peşin Alınan temyiz harcının istek halinde davalı …’a iadesine, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.